Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı bir önceki döneme göre 0,7 puan artarak yüzde 23,2 seviyesinde kaydedildi.
Sektörlerde gerçekleşen net finansal işlemler incelendiğinde, bir önceki çeyrekte GSYH'nin yüzde 6,1’i kadar net borç alınırken, bu çeyrekte oranın yüzde 10,2 seviyesine yükseldiği görüldü.
Yurt içi ekonominin sektörel finansal bilançolarına göre, toplam ekonomi finansal borçlu pozisyonunda yer aldı. Hane halkı ve dünyanın geri kalanı yurt içi diğer sektörlerden alacaklı konumdayken; finansal olmayan kuruluşlar ve genel yönetim diğer sektörlere borçlu pozisyonda gözlendi.
Raporda hanehalkı ve şirketlerin finansal yapılarına ilişkin şu detaylar yer aldı:
Finansal varlıklar arasında para ve mevduat kalemi yaklaşık yüzde 54’lük pay ile ilk sırada yer alırken, yükümlülüklerin tamamına yakını kredilerden oluştu.
Bu kesimin finansal varlıkları ve yükümlülükleri içinde sırasıyla yüzde 51 ve yüzde 49’luk pay ile hisse senedi ve özkaynaklar kalemleri belirleyici oldu.
Tüm sektörlerin borçluluk oranları diğer ülkeler ile kıyaslandığında, Türkiye’de yerleşik sektörlerin toplam borcunun düşük seviyede kaldığı görüldü. Kredi ve borçlanma senetleri niteliğindeki toplam borcun GSYH’ye oranı 2026 yılının birinci çeyreğinde yüzde 94 olarak gerçekleşerek önceki çeyreğe göre sınırlı bir artış kaydetti.