O karanlık gecenin Türk demokrasi tarihinin en büyük sınavlarından biri olduğunu belirten Kurtulmuş, milletin direnişiyle kazanılan zaferin altını çizdi.
"Tankların Önünde Cesaret, Hainlerin Karşısında Millet Vardı"
Konuşmasına 15 Temmuz şehitlerini rahmetle anarak başlayan Kurtulmuş, o gecenin bir tarafta kahramanlık, diğer tarafta ise tarih boyunca görülmemiş bir hainliğin mücadelesine sahne olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, "O gece tankların önüne çıplak elleriyle çıkanlarla, milletin silahını millete doğrultan emperyalist kuklaların mücadelesi yaşandı. O gecenin bize bıraktığı en büyük miras, demokrasi ve millî iradenin zaferidir," ifadelerini kullandı.
"Cumhurbaşkanımızın Çağrısı Zalimlerin Ayarını Bozdu"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o zor saatlerde halka yaptığı çağrının tarihi önemine değinen TBMM Başkanı, şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanımızın, 'Ben buradayım, sokağa çıkın' çağrısı sadece bir telefon görüşmesi değil, zalimlerin ayarını bozan ve milleti cesaretlendiren tarihi bir mesajdı. Bu olay, siyasi liderlik ile halk arasındaki bağın ne kadar güçlü sonuçlar doğurabileceğinin tüm dünyaya kanıtıdır."
"Meclis'in Açık Olması Hainlerin Planlarını Altüst Etti"
Kurtulmuş, o gece TBMM’nin takındığı tutumun direnişin ikinci büyük gücü olduğunu belirterek, "Dönemin Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın çağrısıyla milletvekillerimizin Meclis’e gelerek oturum başlatması, darbecilerin ve efendilerinin ayarını bozdu. Kot pantolonlarıyla, spor kıyafetleriyle Meclis’i terk etmeyen vekillerimiz, demokrasiye sahip çıkma kararlılığını dünyaya gösterdi," dedi.
"10. Yılda Alınması Gereken Dersler..."
Konuşmasının sonunda 15 Temmuz'dan çıkarılması gereken derslere odaklanan Kurtulmuş, devletin bir grubun veya zümrenin nüfuz alanı olamayacağını vurguladı:
"Devlet kimsenin babasının malı değildir; 76 milyonun ortak sığınağıdır. Devletin aydınlık geleceği, şeffaflık, kurala bağlı sistemler ve kurumların liyakatle yönetilmesinden geçer. Güçlü devlet; derin bir demokrasi geleneği ve hukukun üstünlüğü ile taçlanır."
Kurtulmuş, sözlerini "Acımızı diri tutacağız, öfkemizi dindirmeyeceğiz ancak ülkemizin bir daha benzer felaketlerle karşılaşmaması için güçlü bir demokrasi anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz" diyerek noktaladı.