TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Libya Kararına Destek: "Dışarıdan Yapılan İtirazların Hükmü Yoktur"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Libya Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası"nı oy birliğiyle kabul etmesini memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

Sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, kararın iki ülke arasındaki köklü ilişkileri daha da sağlamlaştıracağını ifade etti.
"Akdeniz'de Barış ve İstikrara Katkı Sağlayacak"
Atılan bu tarihi adımın bölgesel dengeler açısından önemine dikkat çeken TBMM Başkanı, kararın her iki ülkenin meşru hak ve menfaatlerini teminat altına aldığını vurguladı. Kurtulmuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Söz konusu onay, Türkiye ve Libya’nın meşru hak ile menfaatlerinin korunmasına; Akdeniz’de barış, güvenlik ve istikrarın kalıcı hâle gelmesine önemli katkılar sunacaktır."
Üçüncü Ülkelerin İtirazlarına Net Yanıt
İki egemen devletin ortak iradesine vurgu yapan Kurtulmuş, uluslararası alandan gelebilecek muhtemel tepki ve karşı iddiaların Türkiye nezdinde bir karşılığı olmadığını belirtti. Türkiye ve Libya'nın kendi geleceklerini tayin etme gücüne sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, şunları aktardı:
"İki egemen devletin karşılıklı iradesiyle attığı bu adıma yönelik dışarıdan yapılan itirazlar ve karşı iddialar Türkiye açısından hiçbir hüküm taşımamaktadır. Türkiye ve Libya, kendi geleceklerine ilişkin kararları bağımsız şekilde alma iradesine ve kudretine sahiptir."
"Diyalog ve İş Birliğine Açığız"
Açıklamasının son bölümünde Türkiye’nin dış politika vizyonuna değinen Kurtulmuş, Ankara'nın bir yandan haklarını kararlılıkla korurken, diğer yandan bölge ülkeleriyle hukuki zeminde temas kurmaya devam edeceğini altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye, güçlü ve ilkeli dış politikası doğrultusunda hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Akdeniz havzasında barış ve istikrarı tesis etmek amacıyla, uluslararası hukuk çerçevesinde tüm bölge ülkeleriyle diyalog ve iş birliğini geliştirmeyi sürdüreceğiz."