Yaşanan hareketliliğin 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlayan sürecin bir uzantısı olduğunu vurgulayan Ersoy, vatandaşların yüreğine su serpen açıklamalarda bulundu.
"Genellikle Bu Sarsıntıların Ardından Büyük Deprem Gelmez"
Bölgede büyük bir deprem beklemenin gerçekçi olmadığını belirten Prof. Dr. Ersoy, sarsıntılarda büyüklükten ziyade yapı stokunun oturduğu zeminin niteliğine dikkat çekti. Ersoy, “Genellikle bu tür sarsıntıların ardından büyük bir deprem gelmez. Bu nedenle büyük bir felaket beklentisi içine girmek anlamsızdır” ifadelerini kullandı.
"Yıllık 20 Bin Olması Gereken Deprem Sayısı 100 Bini Aştı"
Sarsıntıların 2023 felaketinden bu yana devam eden artçı süreçle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden uzman isim, bölgedeki aktivitenin normal standartların çok üzerinde seyrettiğini vurguladı:
“Bunlar 2023 depremlerinden bugüne süren bir olay aslında. Normal şartlarda yıllık 20 bin civarında kalması gereken deprem sayısı, son 1 yıl içinde 100 bin seviyesine ulaştı. Hâlâ bu sürecin içerisindeyiz ve yaşanan hareketliliği artçı dönem olarak kabul edebiliriz.”
"10 Yıl İçinde Deprem Sıkıntısını Gündemden Çıkarabiliriz"
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini hatırlatan Prof. Dr. Ersoy, gelecekte de yıkıcı sarsıntıların kaçınılmaz olduğunu ancak çözümün kentsel dönüşümde yattığını belirtti. Afet bölgesindeki dönüşüm çalışmalarının başarısına değinen Ersoy, şu çağrıda bulundu:
“Deprem bölgesinde kentsel dönüşüm son derece başarıyla uygulandı. Aynı enerjiyi ve kararlılığı tüm Türkiye geneline yaymalıyız. Tek kurtuluş yolumuz bu. Eğer bu tempoyla ve hızla çalışmaya devam edersek, 10 yıl sonra Türkiye’de deprem gibi bir sorunu artık konuşmuyor oluruz.”