Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı İçin Yaş Doğrulama Hazırlıkları
Türkiye’de 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal ağlarda hesap kullanmasına yönelik yeni dönem için hazırlıklar sürüyor. Bugün YouTube yönetimiyle yapılan görüşmede yaş doğrulama, ebeveyn denetimi ve zararlı içeriklere müdahale sistemleri masaya yatırıldı.

1 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmama ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getiriyor.
Düzenlemenin uygulama ayrıntılarının ise çıkarılacak yönetmelikle netleşmesi bekleniyor.
YouTube ile bugün kritik görüşme
Konuyu yeniden gündeme taşıyan gelişme 24 Eylül’de yaşandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı New York’taki Türkevi’nde YouTube Kamu İlişkileri ve Kamu Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Leslie Miller ile bir araya geldi.
Görüşmede özellikle üç başlık ele alındı: yaş doğrulama sistemleri, ebeveyn denetim araçları ve zararlı içeriklere müdahale mekanizmaları.
Bakanlık, düzenlemenin uygulanabilmesi için sosyal medya ve teknoloji şirketleriyle görüşmelerin devam edeceğini bildiriyor.
15 yaşından küçükler sosyal medya hesabı açabilecek mi?
Sosyal ağ sağlayıcıları 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak.
Platformların bunun uygulanabilmesi için yaş doğrulama dahil gerekli teknik tedbirleri alması gerekiyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da düzenleme hazırlıkları sırasında 15 yaşından küçük çocukların sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacağını açıklamıştı.
Ancak uygulamada çocukların yaşının nasıl doğrulanacağı en önemli sorulardan biri olmayı sürdürüyor.
Yaş nasıl doğrulanacak?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının daha önceki açıklamalarına göre teknik seçenekler üzerinde çalışma yapılıyor.
Bakan Göktaş, yaş doğrulama sisteminde e-Devlet başta olmak üzere farklı doğrulama yöntemlerinin değerlendirildiğini ve teknik altyapının BTK ile Siber Güvenlik Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanacağını belirtmişti.
Ancak yönetmelik henüz yayımlanmadığı için kullanıcıdan tam olarak hangi bilginin isteneceği ve sistemin bütün platformlarda nasıl işleyeceği konusunda nihai yöntem açıklanmış değil.
Bu nedenle şu aşamada “sosyal medya hesabına e-Devlet’le girilecek” şeklinde kesin bir ifade kullanmak doğru değil.
15-18 yaş arasındakiler için de farklı sistem geliyor
Yeni dönem yalnızca 15 yaşından küçükleri ilgilendirmiyor.
Bakanlığın açıklamasına göre 15-18 yaş arasındaki çocuklar için yetişkinlerden ayrılmış, yaşa uygun, güvenli ve denetlenebilir dijital alanlar oluşturulması platformlar açısından yükümlülük haline getiriliyor.
Böylece düzenlemenin hedefi yalnızca bir yaş sınırı koymak değil; 18 yaş altındaki kullanıcıların karşılaştığı içeriği ve platform deneyimini de yaş grubuna göre değiştirmek.
Ebeveyn kontrolü daha görünür olacak
Sosyal ağ ve oyun platformlarına ilişkin düzenlemelerde ebeveyn kontrol araçları da önemli bir yer tutuyor.
Meta ile nisan ayında yapılan görüşmede de ebeveyn kontrol araçlarının güçlendirilmesi, yaş doğrulama ve zararlı içeriklere hızlı müdahale başlıkları ele alınmıştı.
YouTube ile bugünkü görüşmede aynı başlıkların yeniden gündeme gelmesi, uygulamada platformların teknik sorumluluğunun önemli olacağını gösteriyor.
Uygulama ne zaman başlayacak?
Kanun 1 Mayıs 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı.
Bakan Göktaş temmuz ayında yaptığı açıklamada, uygulamaya ilişkin yönetmeliğin ekim ayında çıkarılacağını ve bunun ardından düzenlemenin etkin biçimde uygulanmaya başlanacağını söyledi.
TBMM’de temmuz ayında platform temsilcilerinin katıldığı komisyondaki görüşmelerde de kanunda verilen altı aylık sürenin 1 Kasım itibarıyla dolacağı ifade edildi.
Dolayısıyla önümüzdeki haftalar yaş doğrulamanın nasıl yapılacağı ve platformların hangi teknik değişikliklere gideceğinin netleşmesi açısından kritik olacak.
Tartışmanın bir tarafında çocuk güvenliği var
Düzenlemeyi destekleyen yaklaşımın merkezinde çocukların çevrim içi risklerden korunması bulunuyor.
Bakanlık; çocukların yaşlarına uygun olmayan içerik, dijital bağımlılık, istismar ve zararlı içeriklerle karşılaşmasının azaltılmasını düzenlemenin temel gerekçeleri arasında gösteriyor.
Düzenlemeye olumlu yaklaşan uzmanlar da yaşa uygun dijital ortamların çocukların daha güvenli bir dijital başlangıç yapmasına katkıda bulunabileceğini savunuyor.
Diğer tarafta “yasak mı, dijital eğitim mi?” tartışması var
Düzenleme Meclis görüşmeleri sırasında itirazlara da konu oldu.
Muhalif milletvekilleri arasında, 15 yaş altına geniş kapsamlı bir kısıtlamanın çocukların bilgiye erişim ve çevrim içi sosyalleşme imkanlarını daraltabileceğini savunanlar oldu.
TBMM komisyon kayıtlarında ayrıca yaş doğrulama sistemlerinde kişisel verilerin nasıl korunacağı ve yasak yerine dijital okuryazarlık ile ebeveyn denetiminin öncelenmesi gerektiği yönünde görüşler de yer aldı. Bunlar düzenlemeye yönelik siyasi itiraz ve değerlendirmeler; kanunun amacı veya sonucu olarak değil, karşı görüş olarak değerlendirilmelidir.
Asıl tartışma şimdi başlıyor
Düzenlemenin temel hukuki çerçevesi oluşturuldu ancak uygulamada birçok soru yönetmelikle netleşecek: Çocuğun yaşı hangi yöntemle doğrulanacak? Kimlik veya kişisel veri doğrudan sosyal medya şirketine verilecek mi? Mevcut çocuk hesaplarının durumu ne olacak? Ebeveyn hesabı üzerinden kullanım mümkün olacak mı? YouTube gibi video platformlarında yalnızca hesap açmak mı, yoksa içerik tüketimi de mi farklılaşacak?
Bu soruların tamamının yanıtı henüz kamuoyuna açıklanmış değil.
Dolayısıyla bugün için kesin olan, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmamasına ilişkin yasal yükümlülüğün getirildiği; bunun günlük hayatta nasıl uygulanacağının ise yönetmelik ve teknik düzenlemelerle netleşeceği.
Sizce hangi model doğru?
Yeni düzenleme aileleri de iki temel soruyla karşı karşıya bırakıyor: 15 yaşından küçük bir çocuğun sosyal medya hesabı hiç olmamalı mı? Yoksa çözüm; yasak yerine ebeveyn kontrolü, süre sınırı ve dijital okuryazarlık mı olmalı?