Sonbahara Rağmen Orman Yangını Riski Devam Ediyor
Uzmanlar, sonbahara girilmesine karşın orman yangınları açısından riskin devam ettiğini belirterek, yangına hassas bölgelerde önleyici tedbirlerin meteorolojik koşullara göre sürdürülmesinin önemli olduğunu söyledi.

Orman yangınları uzmanı Çatal, sonbahara rağmen yangın riskinin sürdüğünü vurgulayarak, hassas bölgelerde meteorolojik koşullara göre önlemlerin devam ettirilmesi gerektiğini belirtti.
Çatal, mevcut durumun Türkiye genelinde yangın tablosunu kısmen iyileştirdiğini ancak sezonun kapanmadığını ifade etti. Özellikle yüksek sıcaklık, düşük nem ve güçlü rüzgarın aynı anda yaşandığı günlerde yangın davranışının saatler içinde hızla değişebildiğine dikkat çekti.
Çatal, Batı Avrupa’nın erken ve şiddetli sıcak dalgalarıyla zor bir yaz geçirdiğini hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye’deki olumlu görünüm kırılgandır. Ağustos-eylül döneminin en kritik bölüm olduğunu daha önce belirtmiştik. Yağışlı mevsimde orman ve tarım alanlarında, özellikle orman içi boşluklarda yoğun ot ve çalı birikimi yangın için uygun yanıcı ortam oluşturdu."
Yaz koşulları eylülde de devam edebiliyor
Çatal, orman yangınlarının yüzde 90’a yakınının insan kaynaklı olduğunu hatırlatarak, meteorolojik avantajın tek başına yeterli güvence sağlamadığını söyledi.
Yangın başına düşen alan, büyük yangın sayısı, müdahale süresi ve riskli günlerin meteorolojik koşullarının birlikte izlenmesi gerektiğini belirten Çatal, şu noktalara değindi:
"Güney ve Batı Anadolu’da ağustos ayı mevsim normallerinin üzerinde sıcak geçti. Bu durum yanıcı maddeleri yangına hazır hale getirdi. ‘Yağış geldi, risk bitti’ yaklaşımı doğru değil. Yağışın hangi bölgede düştüğü belirleyicidir. Kuzey Anadolu’daki yağış, Güney Anadolu’da kuru poyraz rüzgarlarına yol açarak söndürme çalışmalarını zorlaştırıyor. Ege ve Akdeniz kuşağında sonbahara girerken riskin tamamen kalktığını düşünmemek gerekir. Bazı bölgelerde yaz koşulları eylülde de sürebiliyor. Bu nedenle yangına hassas alanlarda teyakkuz ve önleyici tedbirler meteorolojik koşullara göre kademeli olarak sürdürülmelidir."
Çatal, riskli günlerde tarımsal faaliyetlerden sanayi tesislerine, enerji hatlarından orman-kırsal arayüzlerine kadar tüm risk kaynaklarının sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguladı. "Bu dönemde yalnızca söndürme değil, topyekün süreç yönetimi yapılmalı. Muhtarlıklara görev verilmeli, kolluk kuvvetlerine yönlendirme sağlanmalıdır" dedi.
2026 sezonunun erken dönemde daha iyi görünmesinde meteorolojik koşulların yanı sıra yangınla mücadele kapasitesindeki artışın da rol oynadığını belirten Çatal, dinamik risk haritaları, yapay zeka destekli erken tespit sistemleri ve İHA’ların yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti. İklim bilimcilerin Akdeniz Havzası’nın daha hızlı ısınacağını öngördüğünü hatırlatarak, asıl başarının yangını önlemekte ve önleyici ormancılık uygulamalarında yattığını kaydetti.
Yanıcı madde yükü ve sürekliliği önemli ölçüde arttı
Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili de orman yangınları riskinin devam ettiğini, yağışların avantaj sağlasa da tehlikeyi ortadan kaldırmadığını söyledi.
Bu yılki yağışlarla ülke genelinde yoğun otlanma ve ölü örtü birikimi oluştuğunu belirten Bilgili, "Ormanlardaki yanıcı madde yükü ve sürekliliği önemli ölçüde arttı. Bu artış, yangının başlaması, büyümesi ve tehlikeli hale gelmesi için zemin hazırlıyor" dedi.
Bilgili, yanıcı madde neminin yüzde 10’un altına inmesi durumunda kuvvetli rüzgarla kontrol edilemez yangın davranışlarının görülebildiğini ifade etti.
Ege ve Akdeniz’de temmuz ortası ile ağustos başı arasındaki dönemin en kritik zaman olduğunu belirten Bilgili, yangınların yarıdan fazlasının ihmal ve dikkatsizlik sonucu çıktığını, bunun önleme çalışmalarının önemini gösterdiğini dile getirdi.
Yangına hassas bölgelerde yaşayanların yangın öncesi tedbirler, yangın anı davranışları ve tahliye planları konusunda eğitilmesi gerektiğini vurgulayan Bilgili, anız yakma, bahçe atıkları temizleme ve piknik ateşi gibi uygulamaların yüksek risk dönemlerinde büyük tehlike oluşturduğunun anlatılması gerektiğini söyledi.
Kontrollü yakma uygulamaları yaygınlaştırılmalı
Bilgili, son yıllarda yangınla mücadelede önemli başarılar elde edildiğini ancak etkin mücadelenin tehlikeyi tamamen kaldırmadığını belirterek değerlendirmelerini sürdürdü.