Müsavat Dervişoğlu’ndan İktidara Sert Tepki: “Şehit Aileleri Hâlâ Sıvasız Evlerde Yaşıyor”
Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında Öcalan'ın İmralı'daki yeni yerine taşındığı iddialarını, fon mağduriyetlerini ve ekonomik sorunları gündeme taşıdı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında ekonomi, fon mağduriyetleri ve terörle mücadele sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özellikle Abdullah Öcalan’ın İmralı’da yeni bir yere taşındığı yönündeki iddialara tepki gösteren Dervişoğlu, şehit ailelerinin yaşam koşullarına dikkat çekerek iktidarı eleştirdi.
“Bir Mahkûmun Nerede Kaldığını Ulaklardan Öğreniyoruz”
Abdullah Öcalan’ın İmralı’da kendisi için hazırlandığı öne sürülen yeni yere taşındığı iddialarını gündeme getiren Dervişoğlu, sürecin kamuoyundan gizli yürütüldüğünü savundu. Bir mahkûmun nerede tutulduğunun Adalet Bakanlığı yerine farklı kaynaklardan öğrenilmesini eleştiren İYİ Parti lideri, hükümlülerin ceza koşullarının kanunlarla belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Öcalan için yeni bir yer hazırlanmasına tepki gösteren Dervişoğlu, geçmişte gündeme gelen umut hakkı, Meclis'te konuşma ve statü tartışmalarını da hatırlattı. Terörsüz Türkiye söylemiyle yürütülen süreci eleştiren Dervişoğlu, terör örgütü liderinin siyasetin merkezine taşındığını ileri sürdü.
Şehit Ailelerinin Yaşam Koşullarına Dikkat Çekti
Konuşmasında şehit öğretmenler Neşe Alten ve Aybüke Yalçın'ı da anan Dervişoğlu, şehit ailelerinin yaşadığı zorluklarla Öcalan'ın yeni bir yere taşındığı iddialarını karşılaştırdı.
Şehit yakınlarının hâlâ mütevazı ve sıvasız evlerde yaşam mücadelesi verdiğini belirten Dervişoğlu, "Şehit evladı babasını özledikçe hâlâ bu taşa sarılıyor. Şehitlerimizin anaları babaları hâlâ bu sıvasız evlerde yaşam mücadelesi veriyor. Onların yeri aynı ama katilini müstakil bahçeli eve aldınız, öyle mi?" ifadelerini kullandı.
Fon Mağdurları İçin Hesap Sorulması Çağrısı
Grup toplantısına fon krizi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirten vatandaşlar da katıldı. Konuşmasında bu konuya geniş yer ayıran Dervişoğlu, devletine güvenerek birikimlerini fonlara yatıran vatandaşların haklarının korunması gerektiğini söyledi.
Yeni emekli olmuş bir öğretmenin birikimlerini fona yatırdıktan sonra yaşadığı mağduriyeti kendisine anlattığını aktaran Dervişoğlu, denetim kurumlarının sorumluluğunun araştırılmasını istedi. SPK, Borsa İstanbul, BDDK ve Takasbank'ın süreçteki rolünü sorgulayan İYİ Parti lideri, denetim raporlarının ve alınan kararların kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekim ayında 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacağı yönündeki açıklamasını da hatırlatan Dervişoğlu, gerçekleşen ödemelerin bu beklentinin altında kaldığını savundu. Mağdurların kayıplarının karşılanmasının iktidarın sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Ekonomideki Sorunları ve Üretimdeki Daralmayı Eleştirdi
Türkiye ekonomisindeki gelişmelere de değinen Dervişoğlu, fon krizinin yanı sıra borsadaki değer kayıplarının, finansman sorunlarının ve üretimdeki daralmanın vatandaşları olumsuz etkilediğini ileri sürdü.
İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına atıfta bulunan Dervişoğlu, aidatlarını ödeyemediği veya faaliyetlerini durdurduğu için üyelikleri askıya alınan işletmelere dikkat çekti. Zeytincilikten taşımacılığa, tekstilden küçük imalata kadar birçok sektörde ekonomik sıkıntıların derinleştiğini söyledi.
Made in Europe Uyarısı ve Beyin Göçü
Dervişoğlu, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin Made in Europe düzenlemelerinin dışında kalması ihtimalinin sanayi açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Otomotiv, çelik, alüminyum ve batarya sektörlerinde pazar kaybı yaşanabileceğine ilişkin uyarıları gündeme taşıdı.
Yetişmiş gençlerin yurt dışına yönelmesini de eleştiren Dervişoğlu, beyin göçünün temelinde liyakat ve ekonomik fırsat sorunlarının bulunduğunu savundu. Gençlerin ülkelerini sevmedikleri için değil, emeklerinin karşılığını alamadıklarını düşündükleri için yurt dışına gittiklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda birlik ve kararlılık mesajı veren Dervişoğlu, İYİ Parti'nin Türkiye'nin temel değerleri ve milli hassasiyetleri konusunda tutumunu değiştirmeyeceğini belirterek iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü.