Yunanistan merkezli Pentapostagma gazetesinde yer alan analizde, Mekke Savunma Anlaşması'na karşı Atina yönetimine acil adımlar atması yönünde çağrıda bulunuldu.
Yazıda, Yunanistan'ın Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan ile benzer bir savunma paktını "derhal" hayata geçirmesi gerektiği savunuldu. Analizde şu detaylara dikkat çekildi:
Yunanistan’ın, Suudi Arabistan’ın hava savunmasına Patriot sistemleriyle destek verdiği ve İran kaynaklı İHA ile füzelerin önlenmesinde rol oynadığı iddia edildi.
Atina’nın BAE’ye saldırı helikopterleri gönderdiği ve Mısır ile halihazırda güçlü ilişkilere sahip olduğu hatırlatıldı.
"ABD'nin Çekilmesine Karşı Bir Sigorta"
Hong Kong merkezli South China Morning Post (SCMP) gazetesinde kaleme alınan analizde ise anlaşmanın stratejik boyutuna dikkat çekildi.
Analizde, "Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması, ABD'nin bölgeden çekilmesine karşı bir 'sigorta' işlevi görüyor" değerlendirmesinde bulunuldu. Washington yönetiminin bölgesel güvenliği garanti edemediği vurgulanan yazıda; bu paktın, İran ile İsrail arasındaki çatışmaların Orta Doğu'yu sarsmasını engellemeyi amaçladığı ifade edildi.
Paktın Olası Yeni Üyeleri ve Üçlü Sinerji
Analistler, Katar ile Türkiye arasında halihazırda savunma anlaşması bulunması nedeniyle Katar'ın bu pakta katılması muhtemel ülkelerin başında geldiğini belirtiyor. Ayrıca Kuveyt’in de temmuz ayında Pakistan ile genişletilmiş savunma işbirliği anlaşmasını onaylaması, ülkeyi potansiyel imzacılar arasına sokuyor.
Uzmanlar, zaman içinde Orta Doğu'da üçüncü bir jeopolitik "çekim merkezi" haline gelebilecek olan bu anlaşmanın, üç ülkenin birbirini kusursuz tamamlayan ihtiyaçlarına dayandığını belirtiyor:
Suudi Arabistan: Askeri derinlik kazanmak istiyor.
Türkiye: Savunma sanayisini daha da büyütmeyi hedefliyor.
Pakistan: Ekonomik yatırıma ihtiyaç duyuyor.