Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gündemini sarsan "mutlak butlan" kararı sonrası, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu sessizliğini bozdu. Mahkeme kararıyla görevi devralması öngörülen süreçte ilk kez kameraların karşısına geçen Kılıçdaroğlu, partinin geleceğine ve mevcut yönetim krizine dair önemli mesajlar verdi.
Özgür Özel’e Görev Mesajı
Konuşmasına, CHP TBMM Grubu tarafından yeniden grup başkanlığına seçilen Özgür Özel'e değinerek başlayan Kılıçdaroğlu, "Yeni görevi hayırlı olsun" ifadesini kullandı.
Görüşme trafiğine de değinen eski lider, "Özgür Bey benimle görüşeceğini ifade etmişti ama olmadı. Belki bugün gerçekleşir" diyerek taraflar arasındaki diyaloğun önemine vurgu yaptı.
"CHP'yi Kuruluşundaki Kodlara Kavuşturacağız"
Kılıçdaroğlu, partinin yaşadığı süreci "ahlaki bir sınav" olarak nitelendirerek, sert eleştirilerde bulundu:
"Partinin ahlaki değerleriyle ilgili daha önce hiç eleştiri gelmemişti, şimdi geliyor. Bunları düzeltmemiz gerekiyor. Ahlakımızı ve köklerimize sahip çıkmak zorundayız."
Partinin tabanını bölecek veya düşmanlaştıracak bir dilin kullanılmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bu süreci ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle yönetmek zorundayız. Parti tabanını ayrıştıran söylemlerden özenle kaçınmak lazım" ifadelerini kullandı.
CHP geleneğinde genel başkanlık yapmış isimlere karşı aşağılayıcı veya negatif bir dil kullanılmaması gerektiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, kendisinin de görev süresi boyunca tüm eleştirilere saygı çerçevesinde yaklaştığını belirtti.
"Cumhuriyet’i Kuran Bir Partiyiz"
CHP'nin devlet kuran ve devlete yön veren köklü bir yapı olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, parti içindeki gerginliklere karşı tüm partililere sağduyu çağrısında bulundu:
"Bu parti Cumhuriyet’i kuran bir partidir. Ahlakı, erdemi kendisine temel felsefe edinmiş bir partidir. Bu partiyi ahlaki sorunlarla karşı karşıya bırakmak, bazı olaylar karşısında suskunluğumuzu sürdürmek artık doğru değil. Bütün arkadaşlarıma, milletvekillerime, il ve ilçe başkanlarına rica ediyorum; bu partiyi kendi içinde ayrıştıran bir dilden özenle kaçınmak lazım."