İzmir Barajları Kurudu! Son Yağışlarla Kurtuldu
Prof. Dr. Celalettin Şimşek, küresel iklim krizinin etkilerine değinerek geleceğin sıcaklıklarının şimdiden İzmir'i vurduğunu söyledi. Barajların kuruduğunu ve son anda gelen yağışların kenti kurtardığını belirten uzman, hissedilen sıcaklığın 80 dereceye çıkacağını vurguladı.

ÇMO İzmir Şube Başkanı Arzu Yücel, etkinliğin açılışında COP31 eylem gündeminin 11 ana başlığı kapsadığını belirterek su yönetiminden tarıma, enerjiden kent dirençliliğine kadar birçok alanın çevre mühendisliğiyle kesiştiğini vurguladı.
BUZULLARIN ERİMESİ DURDURULAMAZ SEVİYEYE GELDİ
DEÜ Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve Hidrojeoloji Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Şimşek, sunumunda iklim değişikliğinin jeolojik tarihçesi ile küresel etkilerini değerlendirdi. Dünyada aşırı kuraklıklar ve öngörülemeyen hava olaylarının arttığını belirten Prof. Dr. Şimşek, “Belli simülasyonlarla 2050 ve 2100 yıllarında nelerin olacağını görebiliyoruz. Ancak yaşadığımız son dönemler, özellikle 2025 yılı bu konuda ciddi bir alarm verdi” dedi.
Prof. Dr. Şimşek, 2050 yılında beklenen sıcaklık değerlerinin 2025 yılında yaşanmaya başlandığını, Avrupa ve Fransa’da bu sıcaklıkların can kayıplarına yol açtığını açıkladı. Dünyadaki birçok yerde biyoçeşitliliğin yok olduğunu dile getiren uzman, 2070-2100 yılları arasında okyanusların yükselmesiyle 37 büyük metropolün etkileneceğinin öngörüldüğünü, Türkiye’de ise İstanbul ve İzmir’in bu metropoller arasında yer aldığını belirtti. Buzulların erimesinin durdurulamaz seviyeye geldiğini ve Türkiye’deki 260 gölden çok az sayıda kaldığını söyledi.
HİSSEDİLEN SICAKLIK 70-80 DERECELERE ÇIKACAK
Türkiye genelinde ve İzmir’de yaşanan su krizine dikkati çeken Prof. Dr. Şimşek, 2040’a kadar ortalama sıcaklıklarda 2 derece, 2070’e kadar 4 derece, 2100’e kadar ise 5 derecelik artış öngörüldüğünü aktardı. Bu durumun yaz aylarında hissedilen sıcaklığın 70-80 derecelere çıkması anlamına geldiğini vurgulayan uzman, yakın zamanda İzmir’de barajların kuruduğunu ve “ölü hacim” olarak adlandırılan dip suyunun çekildiği sırada son anda gelen yağışların kenti kurtardığını ifade etti. Şehirlerin aşırı büyümesinin büyük risk taşıdığını belirten Prof. Dr. Şimşek, yönetilebilir şehirlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
SUDAKİ KAYIP-KAÇAK ORANI YÜZDE 40
Türkiye’deki su yönetimi politikalarını ve tarımsal sulamadaki israfı eleştiren Prof. Dr. Şimşek, kullanılabilir suyun yüzde 70-75’inin tarımda tüketildiğini, kapalı sulama sistemlerine tam anlamıyla geçilemediğini ve vahşi sulamadan vazgeçilemediğini belirtti. Toprağın nemini ve bitkinin su ihtiyacını ölçen sensörlü teknolojilere geçilmesi gerektiğini söyleyen uzman, şehirlerdeki su kayıp-kaçak oranının Avrupa’da yüzde 12-15 seviyesindeyken Türkiye’de ortalama yüzde 40 civarında olduğunu, şebekeye verilen suyun neredeyse yarısının yolda kaybolduğunu açıkladı.