İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yayımladığı rapora sert tepki gösterdi.
Kavuncu, "Tripodu MHP kurmuş, açıyı AK Parti ayarlamış, deklanşöre ise İmralı basmıştır" diyerek tüm siyasi partileri "mutlu aile tablosu" çizmekle suçladı.
Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu başkanlığında toplanan İYİ Parti Başkanlık Divanı sonrası açıklamalarda bulunan Kavuncu, gündemdeki "Terörsüz Türkiye" raporunu zehir zemberek sözlerle eleştirdi.
"İmralı’nın Safsataları Rapor Olmuş"
Kavuncu, hazırlanan metnin Türkiye’nin gerçek sorunlarından uzak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Komisyon raporunun izdüşümünde İmralı’daki terör örgütü elebaşının safsataları ve içi bomboş ideolojik hezeyanları vardır. Bu metin; Cumhuriyet’e 'yüzyıllık zulüm düzeni' diyenlerle 'yüzyıllık reklam arası' diyenlerin üzerinde uzlaştığı bir metindir. Maalesef komisyona göre çocuklarımızın özgürlüğü, terörist başının özgürlüğünden daha değerli değildir."
"Deklanşöre Apo Bastı"
Siyaset sahnesindeki mevcut tabloyu bir fotoğraf çekimine benzeten Kavuncu, MHP, AK Parti ve DEM Parti arasındaki dolaylı uzlaşmayı ağır bir dille eleştirdi:
"Geçtiğimiz hafta Türkiye, tripodu MHP, makinenin kendisi AK Parti, deklanşöre basanın ise Apo'nun olduğu bir fotoğrafı gördü. Bu, terörist başının 'mutlu aile tablosu' diye adlandıracağı bir karedir. Bizim dışımızdaki herkes bu karenin içindedir."
"Hani Terörü Tasfiye Edecektiniz?"
Kavuncu, terör örgütü elebaşının rapor sonrası yaptığı "Terörü tasfiye mantığı çözümsüzlüktür" açıklamasına dikkat çekerek hükümete ve komisyona şu soruları yöneltti:
"Terörü tasfiye etmeyecek miyiz? Hani 'Terörsüz Türkiye' olacaktı? Ne oldu emeklinin sefaleti? Ne oldu Can Atalay? Ne oldu seçilmiş vekillerin hakları? Varsa yoksa terör örgütü elebaşına özgürlük!"
"İmralı İttifakı’nı Reddediyoruz"
İYİ Parti Sözcüsü, AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin "İmralı’nın tavsiyeleri doğrultusunda" hareket ettiğini öne sürerek, bu gürültünün asıl amacının PKK’ya meşruiyet kazandırmak ve elebaşına özgürlük vadetmek olduğunu savundu.