Kürsüye çıkan İSFALT Uygulama Şefi Ahmet Savaş, sorumluluğunun ihale sonrası sahadaki teknik denetimden ibaret olduğunu aktardı. İddianamedeki gereksiz araç temini ve fazla personel çalıştırılması yönündeki suçlamalara yanıt veren Savaş, bilirkişi raporunun hatalı bir varsayıma dayandığını belirtti:
"İBB hizmetlerinin eksiksiz yürütülmesi adına İSFALT bünyesinde tek bir ihale değil, iki farklı süreç işletilmiştir. İş makineleri kiralama işi ayrı bir firma, kar küreme araçları ile personel tedariki ise başka bir yüklenici firma tarafından üstlenilmiştir. Kapsamları tamamen farklı olan bu iki yapıyı tek bir ihale gibi değerlendiren bilirkişi raporu gerçeği yansıtmamaktadır. Usulsüzlük ya da haksız kazanç söz konusu değildir."
"Henüz Tamamlanmamış Ara Hak Edişler Esas Alındı"
Görevi kapsamındaki tüm işlemlerin mevzuata tam uyumla yürütüldüğünü söyleyen İSFALT Mühendislik ve Planlama Müdürü Çağrı Mazı, hakkındaki dolandırıcılık iddiasını reddetti. Yasal prosedür gereği kamu zararı veya alacak durumunun ancak nihai hesap raporuyla netleşebileceğini ifade eden Mazı, dosyadaki suçlamaların henüz kesinleşmemiş geçici ara hak ediş ödemelerine dayandırılmasının hukuken geçersiz olduğunu savundu.
Duruşmada söz alan diğer tutuksuz sanıklar İSFALT Kontrol Teşkilat Üyesi Mustafa Kaplan, saha mühendisi Nuri Alpay ve diğer kurum çalışanları da ihale şartnamelerinin hazırlanması veya iş artış kararlarında hiçbir yetkilerinin olmadığını, sadece saha kontrolü yaptıklarını vurgulayarak beraatlerini talep etti.
Dava, tutuksuz sanıkların dinlenmesiyle devam ediyor