Yeni düzenlemeyle birlikte, dolandırıcılık şebekelerine bilerek veya bilmeyerek hesaplarını kullandıran kişilerin cezalarında önemli indirimler ve geçiş hükümleri getirildi.
TCK 158'e Eklenen Fıkra Ne Getiriyor?
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158'inci maddesine eklenen yeni fıkraya göre; dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak eden kişinin eylemi, yalnızca kendisinin veya başkasının hesabını, banka/kredi kartı veya ödeme araçlarını başkasına kullandırmaktan ibaretse verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
Bu kapsamda değerlendirilen başlıca unsurlar şunlardır:
Haksız menfaat sağlamak amacıyla banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanımını sağlayan zorunlu bilgi ve araçların başkasına verilmesi fiili ceza indirimine zemin hazırlayacak.
Düzenleme bir cezasızlık affı niteliği taşımamakta; ancak suçun organizatörleri ile sadece hesabını kullandıran aracı kişiler arasındaki ceza dengesizliğini ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.
Devam Eden ve Kesinleşmiş Dosyalar İçin Geçiş Hükümleri
Yeni yasal düzenleme, yalnızca gelecekteki yargılamaları değil, hâlihazırda yargı aşamasında veya infaz sürecinde olan dosyaları da şu şekilde etkileyecek:
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce TCK'nın ilgili maddelerince hüküm giymiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklar için Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) ve Yargıtay Başsavcılığı tarafından bozma kararları verilerek dosyalar ilk derece mahkemelerine geri gönderilecek.
Haklarında daha önce hüküm verilmiş ve dosyası infaz aşamasında olan sanıklar için önemli bir fırsat tanınıyor. Mağdurun uğradığı zararı, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde tamamen tazmin etmesi veya aynen geri vermesi durumunda, TCK'nın etkin pişmanlık hükümlerinden (m. 168/2) yararlanabilecekler.
Mağdurun zararı tamamen giderilene kadar ilgili fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecek. Bu kurallar, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kesinleşen kararlar bakımından da geçerli olacak.