Liderler, darbe rejiminin etkilerinin günümüzde de sürdüğünü vurgulayarak demokratik dönüşüm çağrısında bulundu.
"Darbesiz ve Kayyımsız Bir Cumhuriyet İnşa Edeceğiz"
12 Eylül’ü "idamların, işkencelerin, yasakların ve halk iradesinin gaspının tarihi" olarak nitelendiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, darbe zihniyetiyle hesaplaşmanın önemine dikkat çekti. Hatimoğulları paylaşımında, "12 Eylül'le hesaplaşmak, yalnızca geçmişle yüzleşmek değil; darbeci zihniyetin bugüne taşınan siyasal ve hukuksal mirasına son vermektir. Darbesiz, kayyımsız; halk iradesinin, barışın, eşitliğin, özgürlüğün ve adaletin esas olduğu demokratik bir cumhuriyeti hep birlikte inşa edeceğiz. 12 Eylül karanlığında katledilen devrimcileri, sosyalistleri, yurtseverleri saygıyla anıyorum" ifadelerine yer verdi.
"Gerçek Bir Yüzleşme Olmadan Demokratik Toplum Kurulamaz"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise darbenin yarattığı vesayet düzeninin aradan geçen onlarca yıla rağmen tamamen ortadan kaldırılamadığını belirtti. Bakırhan açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"12 Eylül, yalnızca bir darbe günü değil; özgürlüğü, demokrasiyi ve halkların birlikte yaşama iradesini hedef alan karanlık bir rejimin adıdır. Aradan geçen yıllara rağmen o karanlığın izleri bütünüyle silinmiş değil. Çünkü 12 Eylül'le gerçek anlamda yüzleşmeden, onun ürettiği inkar ve baskı düzenini değiştirmeden demokratik bir toplum kuramayız. Bugün ihtiyacımız olan; darbelerin, çatışmaların ve inkarın değil, barışın, özgürlüğün ve demokratik siyasetin hakim olduğu bir Türkiye'dir."
Bakırhan mesajını, darbe sürecinde yaşamını yitirenleri, cezaevlerinde direnenleri ve demokrasi mücadelesinde bedel ödeyenleri anarak tamamladı.