Ekonomik krizle birlikte Türkiye'nin sert bir siyasi krizden geçtiğini ifade eden Bakırhan, CHP'ye karşı alınan yargı kararını "demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimi" olarak nitelendirdi.
"Bugün Bir Partinin Kapısını Kıran, Yarın Herkesin Kapısına Dayanır"
Yargı kararlarının "cambaza bak" oyunuyla geçiştirilmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, hukuksuzluğun bir partiye özel kalmayacağına dikkat çekti. Bakırhan'ın bu konudaki uyarıları şu şekilde öne çıktı:
Bu kararla birlikte siyasi partilerin ve sivil toplumun hukuki güvencesinin kalmadığını savunan Bakırhan, "Bugün CHP’ye giden kolluk, yarın AKP’ye, MHP’ye, DEVA’ya veya Gelecek Partisi’ne gider" ifadeleriyle, siyasi rekabetin iftira ve damgalamalar üzerinden yapılmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Bakırhan, bir partinin kapısının kırılmasının, aslında siyasetin kapısının kırılması anlamına geldiğini belirtti.
"Cumhuriyet Demokrasiyle Tamamlanmalı"
Bakırhan, konuşmasında Türkiye’nin temel sorununun Cumhuriyet değil, Cumhuriyetin demokrasiyle tamamlanmamış olması olduğunu dile getirdi. "Barış ve Demokratik Toplum" sürecinin önemine değinen Bakırhan, "Kök nedenlere çözüm ürettiğimizde siyasi krizler çağını kapatabiliriz" dedi.
Orta Doğu'daki konjonktüre ve Sykes-Picot düzeninin etkilerine değinen DEM Parti lideri, çözümün dış dinamiklerde değil, Anadolu'nun kadim tarihinde aranması gerektiğini belirtti. Bakırhan'ın "Anadolu Çözümü" olarak adlandırdığı vizyonun ana başlıkları şunlar oldu:
Türk'ün güvenliğini Kürt'ün inkârında görmemek.
Demokrasinin kök hücresi olabilecek bir çerçeve yasayla çatışmadan hukuka geçiş iradesi sergilemek.
İç barışını sağlamış bir Türkiye’nin, bölgesine barış ve demokrasi vizyonu sunabileceğini vurguladı.
Son olarak DEM Parti'nin duruşunun net olduğunu ifade eden Bakırhan, "Hiçbir tarafın güdümünde değiliz; herkesin ortak zeminiyiz. Hem sokakta hem müzakere masasında kararlılıkla yer alacağız" diyerek sözlerini noktaladı.