Cumhurbaşkanı Erdoğan New York'ta Türk ve Müslüman Toplumuyla Buluştu
Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’taki Gotham Hall’da Türk ve Amerikan Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geldi.

Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) iş birliğiyle düzenlenen özel programda konuşan Erdoğan, dayanışma, entegrasyon ve küresel adalet vurgusu yaptı.
"Sınırları Aşan Bir Kardeşlik İklimi"
Konuşmasına salondaki coşkulu kalabalığı selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika'da yaşayan Türk ve Müslüman toplumunun köklü geçmişine dikkat çekti. Gülcemal Vapuru ile ABD’ye ilk ulaşan nesillerden bugüne uzanan dayanışma mirasını hatırlatan Erdoğan, salondaki birlik ruhunu şu sözlerle ifade etti:
“Amerika'da yaşayan Türk ve Amerikan Müslüman toplumunu buluşturan bu salonda pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde bir kardeşlik var. Burada müşterek bir vicdan, birbirimizin derdiyle dertlenmeyi ve dayanışmayı besleyen yüce bir ruh var.”
Kardeşliğin sorumluluk getirdiğini vurgulayan Erdoğan, Hazreti Peygamber'in "Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz" hadis-i şerifini hatırlatarak; dil, renk ve görüş ayrılıklarının Müslümanlar arasında duvar örmemesi gerektiğinin altını çizdi.
"Başarılarınızla Gurur Duyuyoruz"
ABD'deki Türk ve Müslüman toplumunun artık önemli bir insan kaynağına ve kurumsal kapasiteye ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, her bir bireyin Türkiye'nin doğal bir elçisi konumunda olduğunu dile getirdi. Erdoğan, ihanet odağı haline gelmediği sürece her vatandaşın başarısıyla gurur duyduklarını belirterek, Türkiye’ye dostluk besleyen tüm soydaşlara ve yabancı dostlara teşekkürlerini iletti.
Göçmen Politikalarında Net Mesaj: "Asimilasyona Hayır"
Konuşmasında gençlerin eğitimi, ana dillerini ve kültürlerini korumalarının önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, entegrasyon ile asimilasyon arasındaki çizgiye dikkat çekti. Amerika'nın bu konuda daha esnek bir yapıya sahip olduğunu belirten Erdoğan, Avrupa merkezli ayrımcılığı eleştirdi:
“Bir göçmenin yaşadığı topluma entegre olabilmesi için ondan köklerini inkar etmesini beklemek kabul edilemez. Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona 'evet', asimilasyonun her çeşidine 'hayır' diyoruz.”
Mücadele ve İş Birliği Vurgusu
Gelecek dönemde Türk toplumunun siyaset, akademi, ekonomi ve sanatta çok daha güçlü konumda görülmek istendiğini vurgulayan Erdoğan; kurumsal kapasitenin artmasının küresel sorunlarla mücadelede kritik rol oynayacağını belirtti.
Geliştirilecek bu kurumsal gücün;
İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla mücadelede,
Gazze'de yaşanan soykırım benzeri trajedilerin önüne geçilmesinde,
Türkiye'ye yönelik haksız ithamların boşa çıkarılmasında,
Türkiye ile ABD arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğinin artırılmasında anahtar bir role sahip olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini "Başkaları bir çalışıyorsa biz ten çalışacağız. Kendimizi hiçbir zaman ikinci, üçüncü sınıf feltetmeyeceğiz" diyerek kararlılık mesajıyla tamamladı.