Cumhurbaşkanı Erdoğan İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması'nda Konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması'nda açıklamalarda bulunuyor.

İstanbul Kongre Merkezi'nde İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması programı düzenleniyor.
Programa katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli açıklamalarda bulunuyor.
"İLİM YAYMA CEMİYETİ'NİN TARİHİ TÜRKİYE'NİN TARİHİDİR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;
"İlim Yayma Ailemizin kıymetli mensupları, muhterem hocalarımız, sevgili genç kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.
Âlimleri kendisine meftun eyleyen, ariflere ilmin hırkasını giydiren, bilgiyi hikmet ve güzellikle süsleyen aziz İstanbul'da sizlerle beraber olmaktan, bu manevi atmosferde sizlerle rûberû hasbihal etmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.
"GENÇLERİMİZ İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM"
İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle tertiplenen bu kıymetli buluşmaya hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Sizlerin şahsında, mensubu olmaktan şeref duyduğum İlim Yayma Ailesinin her bir ferdine buradan selamlarımı, sevgilerimi, en içten muhabbetlerimi iletiyorum.
Sözlerimin hemen başında, İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci yılının sizlerle birlikte ülkemiz, milletimiz, özellikle de gençlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olan İlim Yayma Cemiyetimizin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum.
Türkiye'nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vuran projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye'ye katkı sunan; millet ve ümmet aşığı gençleri Türkiye'ye kazandıran bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan, fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yad ediyorum.
Hani merhum Erdem Bayazıt ağabeyimiz bir şiirinde diyor ya;
topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında,
Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah âli eylesin diyorum.
"İLİM YAYMA RUHUNUN YENİ NESİLLERE AKTARILMASI NOKTASINDA VERİMLİ NETİCELER HASIL ETMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM"
Yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine emekleriyle, gayretleriyle tam bir özveri içinde İlim Yayma Çınarı'nın gölgesini Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil eden tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.
Rabbim sizlerden razı olsun. Cehdinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75'inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin; üç çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum.
Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyeti'nin tarihi, aynı zamanda Türkiye'nin tarihidir. İlim Yayma'nın kuruluş felsefesi, Türkiye'nin var olma felsefesidir. İlim Yayma'nın nihai hedefi, Türkiye'nin asırlık gayesidir. İlim Yayma'nın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.
Bakınız; İlim Yayma Cemiyeti'nin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak, Lozan Konferansı'nda Türkiye'nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biridir. Ateşten gömlek giydiğimiz İstiklal Harbi yıllarında İstanbul'dan Anadolu'ya silah ulaştıran, Kuvayımilliye'ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir yine cemiyetin kurucu şahsiyetlerindendir.
Çanakkale'de, Kût'ül-Amâre'de ve Kurtuluş Savaşı'nda önemli vazifeler üstlenmiş İstiklal Madalyası sahibi emekli Kurmay Albay merhum Vehbi Bilimer; İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'un yol arkadaşı, Sebilürreşad Dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır.
Bu şahsiyetlerin ortak ideali; Türkiye'nin geleceğini inşa edecek eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmekti. Bu isimlerin müşterek gayesi; Türkiye'nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. "Bu milletin evlatları sahipsiz değildir." dediler. "Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz." dediler. Zor zamanlarda "Ya Allah" diyerek, "Allah bizimledir" diyerek, "Allah bes, bâki heves" diyerek surda mukaddes bir gedik açtılar. "Gayret bizden, tevfik Allah'tandır" inancıyla Türkiye'nin eğitim davasına omuz verdiler; gönül ve ömür verdiler.
Kardeşlerim, bu yönüyle İlim Yayma; Türkiye'nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzidir, mührüdür, güçlü bir yansımasıdır. Aynı şekilde İlim Yayma'nın mücadelesi, aynı zamanda Türkiye'nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti; tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur.
Üstadın ifadesiyle; "Allah" ve "ahlak" demenin yasaklandığı, evlerin basıldığı, kursların basıldığı, Kur'an-ı Kerim'i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma; milletçe mesut olmanın imkanlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye'nin üzerine doğmuştur.
Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra, 17 Ekim 1951'de Türkiye'nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyet, devam eden süreçte 100'den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağlamıştır. Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul'la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu'nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti; Anadolu'dan İstanbul'a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır.
