COP31 İklim Zirvesi 12 Tematik Günle Antalya'da Düzenlenecek
Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'de yaklaşık 100 gündem maddesinin görüşülmesi bekleniyor. COP31 takvimi 12 tematik gün üzerine kuruldu.

Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) programı büyük ölçüde netleşti.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, COP31'in 12 tematik güne göre yapılandırıldığını, ilk gün "Gıda, Tarım ve Sağlık", ikinci gün ise "Enerji ve Ulaşım" başlığı altında enerji güvenliği, elektrifikasyon ve şebeke altyapısı konularının ele alınacağını belirtti.
Kurnaz, COP31 Liderler Zirvesi'nin 11-12 Kasım günlerinde "Sıfır Atık" ve "Dirençli Şehirler" temalarını işleyeceğini, devamında "Finans ve Ticaret", "Çocuklar, Gençlik ve Eğitim", "Bilim ve Sanayi", "Okyanus, Denizler, Doğa ve Arazi Kullanımı", "İnsan ve Sosyal Kalkınma" ile "İmece" günlerinin yer alacağını, son günün ise nihai müzakerelere ayrılacağını aktardı. Bu düzenin COP31'i yeni kurallar koymak yerine mevcut taahhütleri uygulamaya odaklanan bir toplantı haline getirdiğini vurguladı.
Önceki COP toplantılarında liderler zirvesinin müzakerelerin başında toplandığını hatırlatan Kurnaz, COP31'de liderlerin ilk haftanın ortasında katılımının siyasi iradeyi teknik görüşmelere daha doğrudan taşıdığını ifade etti.
Sıfır atık konusunun ayrı bir gün olarak işleneceğini ve atık ile metan konularının ilk kez bu kadar merkezi bir yere konulacağını belirten Kurnaz, yapay zeka, turizm ve kültürel miras maddelerinin de programa dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.
"Adil Dönüşüm Mekanizması için COP31'de Karar Taslağı Bekleniyor"
Akdeniz kıyısında düzenlenen bir COP'ta turizmin gündeme alınmasının yerinde olduğunu söyleyen Kurnaz, iklim değişikliğine karşı hazırlık için ayrı bir gün ayrılmadığını ve fosil yakıtlardan çıkışın enerji gününde net biçimde adlandırılmadığını kaydetti.
Tematik günleri vitrin, müzakere salonlarını ise asıl kararların alındığı yer olarak tanımlayan Kurnaz, Antalya'da BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması kapsamında yaklaşık 100 gündem maddesinin görüşüleceğini belirtti. Uyum hedefi, adil dönüşüm, finansman ve salım azaltımı maddelerinin belirleyici olacağını vurguladı. Bonn görüşmelerinde küresel uyum hedefi konusunda ilerleme sağlanamadığını, konunun Antalya'ya ertelendiğini aktardı. Belem'de kararlaştırılan adil dönüşüm mekanizmasının ayrıntılarının hâlâ şekillendiğini ve COP31'de işletilmesine dair bir karar taslağı beklendiğini söyledi. Gelişmekte olan ülkelerin mekanizmadan büyük ölçekte finansman beklediğini, gelişmiş ülkelerin ise finansmanın görev tanımında olmadığını savunduğunu belirtti. Gelişmiş ülkelerin 2035'e kadar yıllık 300 milyar dolar hedefine ve uyum finansmanını 3 katına çıkarmaya nasıl ulaşacağını gösteren yol haritasının en çok tartışılacak konu olacağını ifade etti. Ülkelerin yeni ulusal katkı beyanlarının 1,5 derece hedefiyle hâlâ uyumlu olmadığını ekledi.
Liderlerin Erken Katılımı Müzakereler için Fırsat Olabilir
Teknik müzakerecilerin zirve final metninin yüzde 90'ını hazırladığını, kalan yüzde 10'un siyasi karara ihtiyaç duyduğunu belirten Kurnaz, liderlerin ilk haftanın ortasında Antalya'da bulunmasının bu açıdan fırsat oluşturduğunu kaydetti. Liderlerin müzakerecilere erken talimat verebileceğini ve ikinci hafta bakanların daha geniş pazarlık yapabileceğini söyledi. Lider mesajlarının metne yansımaması durumunda iki hafta arasında kopukluk riski bulunduğunu da dile getirdi.
Prof. Dr. Kurnaz, zirve sonunda uyum göstergelerinin uygulanmasına dair net karar, adil dönüşüm mekanizmasının bütçesi ve takvimiyle işler hâle gelmesi, uyum finansmanını 3 katına çıkarmak için yıllara bölünmüş yol haritası ve salım açığını kapatmak üzere ülkelerin katkı beyanlarını güçlendirecek sürecin ortaya çıkmasını beklediğini belirtti.
COP31 Başkanlığının New York'ta "35'e 35" elektrifikasyon taahhüdü ve Antalya Yapay Zeka Taahhüdü başlattığını hatırlatan Kurnaz, bu girişimlerin izleme mekanizmasıyla sonraki konferanslara aktarılmasının Antalya'nın kalıcı mirası olacağını değerlendirdi.
Türkiye'nin COP31'deki Kritik Rolü
Türkiye'nin özel konumunun müzakerelerde avantaj sağlayacağını ifade eden Kurnaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi, gelişmekte olan ülkeler grubu üyesi, petrol ihracatçısı veya küçük ada devleti olmadığını, bu durumun arabuluculuk esnekliği verdiğini söyledi. Başkan olarak uzlaşmayı sağlayan ülke olarak anılmanın en büyük kazanım olacağını belirtti. Kendi evini düzene sokmak, 2053 net sıfır hedefine giden yolu ara hedeflerle netleştirmek ve emisyon ticaret sistemini güçlü işletmek; finansmana erişim için projeleri uluslararası finans kuruluşlarının önüne koymak; Akdeniz'in sesi olmak üzere üç somut adım önerdi. Akdeniz'in dünya ortalamasından daha hızlı ısındığını, su sıkıntısı, orman yangınları ve aşırı sıcakların gerçek olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Akdeniz havzası için uyum ve su güvenliği odaklı bir işbirliği girişimi başlatmasının bölgeye ve kendisine kalıcı fayda sağlayacağını ifade etti.