CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Parti içi yenilenme süreci
Sarı, 2 Haziran’da göreve gelen MYK’nın zorlu bir geçiş sürecini yönettiğini belirterek, partide eş zamanlı olarak arınma ve ayrışma sürecinin yürütüldüğünü açıkladı. Parti organlarının yeniden çalıştırıldığını, parlamento grubunda yeni bir yönetim oluştuğunu, 7-8 il dışındaki neredeyse tüm il ve ilçe örgütlerinde kapsayıcı yenilenmeye gidildiğini ve 74 il başkanının görevden alınarak yeni atamalar yapıldığını söyledi.
Kongre ve kurultay takvimi
Kongre takvimine değinen Sarı, Eylül ayında başlatılan takvime sadık kalacaklarını, Kasım’da mahalle seçimleri ve ilçe kongrelerini, aralık ve ocak aylarında il kongrelerini tamamlayacaklarını, 14 Şubat itibarıyla kurultay yapabilir hale geleceklerini belirtti.
Belediye başkanlarının parti dağılımı
31 Mart 2024 seçimlerinde CHP listelerinden seçilen 416 belediyeden 122’sinin CHP’de kaldığını, 38’inin AK Parti’ye, yaklaşık 173’ünün ise YENİ Parti’ye geçtiğini aktaran Sarı, 6 bin 517 belediye meclis üyesinden 2 bin 453’ünün CHP bünyesinde görevine devam ettiğini açıkladı.
Parti aidiyeti vurgusu
Sarı, CHP listelerinden seçilip AK Parti’ye geçenleri kabul etmenin imkânsız olduğunu, özeleştirinin tüm dönemler için yapılması gerektiğini ve CHP’nin kurumsal kimliğinin kişilerin üzerinde olduğunu vurguladı. Hiç kimsenin CHP’den üstün olmadığını belirten Sarı, belediye başkanlarının parti aidiyetine uymasını ve etkinliklere katılmasını beklediklerini söyledi.
Genel başkanlık ve adaylık süreci
Kongre süreçlerinin kurultay takviminin parçası olduğunu ifade eden Sarı, Şubat ayı ortasında kongrelerin biteceğini, Parti Meclisi’nin 45 gün içinde kurultay kararı alacağını, CHP Genel Başkanı’nın kurultayın doğal adayı olacağını ve delegelerin adaylık kararını vereceğini kaydetti. Demokratik hakkını kullanarak aday olmak isteyenlerin de olabileceğini belirtti.
Erken seçim öngörüsü
Erken seçim tartışmalarına ilişkin Sarı, 2023’ten bu yana çok erken bir seçim beklemediğini ancak Orta Vadeli Program ve 2027 bütçesi incelendiğinde sosyal harcamalar ve cari transferler kalemiyle seçim bütçesi hazırlandığını gördüğünü, 2027 yılının bir döneminde Türkiye’nin seçime gideceğini öngördüğünü söyledi.