Bülent Arınç'tan AKP'ye 25. yıl uyarısı: Sistemi düzeltin, liyakate önem verin
AKP kurucularından Bülent Arınç, partinin ikinci dönemindeki düşüşe dikkat çekerek sistemin düzeltilmesi, ehliyet ve liyakate önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Bülent Arınç, siyasete Milli Görüş hareketinin ilk partisi olan Milli Nizam Partisi'nde başladığını belirterek, Recep Tayyip Erdoğan dahil birçok ismin siyasete girmesinde Necmettin Erbakan'ın etkili olduğunu ifade etti. Erbakan'ın istişareye önem verdiğini ancak kararları kendisinin aldığını hatırlatan Arınç, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi (FP) süreçlerini de anlattı. FP'nin kapatılması sonrası ortaya çıkan Yenilikçi ve Gelenekçi ayrımında Abdullah Gül lehine çekildiğini açıklayan Arınç, AKP'nin kuruluşunda kendisinin yanı sıra Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve Abdüllatif Şener'in öncü olduğunu söyledi.
'Muhafazakâr demokrat' kimliği ve Avrupa Birliği vurgusu
Arınç, AKP'nin 'muhafazakâr demokrat' kimliğini benimsediğini, parti kimliğinin Milli Görüş'ten farklılaştığını vurguladı. Avrupa Birliği'ne desteklerinin bu ayrımda önemli olduğunu belirten Arınç, Tayyip Erdoğan'ın partinin kuruluşunun ardından Batı'ya giderek 'Dinci bir parti değiliz, Batı yanlısı bir partiyiz' mesajı verdiğini aktardı. Bu yaklaşımın 2005 yılında müzakere tarihi alınmasına katkı sağladığını ifade etti.
Arınç, AKP iktidarını iki döneme ayırarak, 2013'e kadar olan ilk dönemi 'muhteşem' olarak nitelendirdi ve sağlık, ulaştırma, enerji alanlarındaki gelişmeleri övdü. Maastricht ve Kopenhag kriterlerine uyum sağlandığını belirten Arınç, 2013 sonrası dönemde ise FETÖ olayları, Suriye'deki gelişmeler, 15 Temmuz darbe girişimi, Çözüm sürecinin sona ermesi ve Gezi Parkı eylemlerinin hükümetin dengesini bozduğunu savundu.
Ergenekon davaları ve darbe girişimi süreçlerine dair açıklamalar
Arınç, Ergenekon davalarında hükümetin bu süreci desteklediği iddialarını kesinlikle reddetti. Ergenekon iddianamesinde yer alan bazı senaryoların iktidarı sarsmak için hazırlandığını, ancak sürece başka unsurların eklenmesinden rahatsız olduklarını belirtti. Ergenekon davalarında üst düzey askerlere verilen müebbet cezaların sonradan bozulduğunu da hatırlattı.
15 Temmuz darbe girişiminin kendisi için tamamen sürpriz olduğunu belirten Arınç, bu olayın kulağına hiç gelmediğini söyledi. 17-25 Aralık sürecinde ise Başbakan Erdoğan'ın ailesine yönelik iddialar üzerine tedbir alma ihtiyacı hissettiğini ifade etti. Bu dönemde içeride ciddi bir çalkantı yaşandığını dile getirdi.
Gezi Parkı protestolarını bir 'kalkışma' olarak nitelendiren Arınç, protestoların başlangıcında iyi niyetli kişilerin olduğunu, ancak olayların sertleşmesiyle radikal grupların devreye girdiğini belirtti. Bu sürecin Erdoğan üzerinde büyük bir travma yarattığını söyledi. Arınç, "Birinci dönemdeki yükseliş trendimiz ikinci dönemde devam etmedi" diyerek, partinin yeni bir reform hareketiyle, aynı ilkelere bağlı kalarak farklı insanlarla yoluna devam edebileceğini savundu.