BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, gündemdeki sıcak başlıkları değerlendirmek üzere kameraların karşısına geçti.
Konuşmasına Balıkesir’de şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a rahmet dileyerek başlayan Destici, ardından eğitim sistemi ve terörle mücadele konularında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"İslam’a Ait Her Şeye Düşman Bir Toplulukla Muhatabız"
Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı çalışmasına karşı çıkan 168 ismin imzaladığı bildiriye tepki gösteren Destici, bu tavrı "maskeli bir İslam düşmanlığı" olarak nitelendirdi. Destici, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Bir laiklik ipi bulmuşlar, ona sarılıyorlar. Minareye, hilale, besmeleye, cumaya ve okullarda söylenen ilahilere düşmanlar. Batı’da Noel etkinliklerine alkış tutanlar, konu kendi milli ve manevi değerlerimiz olunca 'laiklik elden gidiyor' yaygarası koparıyor. Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir ve bu millet Müslümandır."
Destici, Türkiye'nin laik ve hukuk devleti olmasının yanı sıra Müslüman bir millet tarafından kurulmuş bir devlet olduğu gerçeğinin değiştirilemeyeceğini vurguladı.
"Öcalan’a Statü Talebi Bir İstismardır"
Son günlerde kamuoyunda tartışılan "Öcalan’a özgürlük ve baş müzakereci statüsü" taleplerine de değinen Destici, bu durumun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu belirtti.
Terör örgütünün Öcalan’ı sadece bir istismar aracı olarak kullandığını ifade eden BBP lideri, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Öcalan'ın Kandil, Avrupa veya Suriye yapılanması üzerinde artık ciddi bir etkisi yoktur; etkisi varsa da çok alt düzeydedir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış bir hükümlünün statüsü hukuk tarafından belirlenmiştir. Hukuku esneterek barış inşa edilemez. Gerçek bir barış isteniyorsa bunun yolu terörist başına paye vermek değil, silahların ve şiddetin tamamen tasfiye edilmesidir."
"Meydanı Onlara Bırakmayacağız"
Konuşmasının sonunda milli birlik ve beraberlik mesajı veren Destici, gençleri ve aileleri manevi değerlere savaş açan çevrelere bırakmayacaklarını ifade etti. Destici, üniter yapının ve egemenlik haklarının korunması konusundaki kararlılıklarını bir kez daha yineledi.