Bakan Kurum: "İklim Sorunu Güvenlik Sorunu Haline Geldi"
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim diplomasisinde artık hedeflerden tam anlamıyla uygulama dönemine geçilmesi gerektiğini bildirdi. Bu kapsamda OECD ile stratejik ortaklık kurduklarını belirten Bakan Kurum, küresel emisyonları düşürecek somut 2035 eylem planlarını hayata geçireceklerini vurguladı.

Paris’teki OECD merkezinde düzenlenen OECD Konsey Toplantısı ve COP31 Stratejik Ortaklık Etkinliği’ne katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile üye ülkelerin büyükelçileri ve daimi temsilcilerine COP31 Başkanlığı’nın eylem gündemi ve önceliklerini anlattı.
STRATEJİK ORTAK
COP31 Başkanlığı ile OECD arasında stratejik ortaklık kurulduğunu açıklayan Bakan Kurum, OECD’nin ekonomi alanındaki uzmanlığı, güvenilir veri analizleri ve uluslararası karşılaştırma kapasitesinin sürece önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirtti. Kurum, bu verilerin ihtiyaçların doğru tespit edilmesini, finansmana erişimdeki eşitsizliklerin azaltılmasını ve sınırlı kaynaklarla daha yüksek iklim etkisi oluşturulmasını mümkün kıldığını vurguladı.
“İklim diplomasisinin saatleri Paris’te ortak bir hedefe göre ayarlandı. Yeni dönemde görevimiz, güçlü bir uygulama düzeni kurmaktır” diyen Kurum, COP31 Başkanlığı’nın ‘diyalog, uzlaşı, aksiyon’ yaklaşımını özetledi ve Türkiye’nin COP31 başkanlığını, Avustralya’nın ise müzakere sürecinin başkanlığını üstlendiğini hatırlattı.

"HEDEFE NASIL ULAŞACAĞIMIZI DA KONUŞMAK MEBCURİYETİNDEYİZ"
Kurum, COP31’e hazırlık kapsamında Ankara, İstanbul, Hatay, Bonn, Londra ve Trabzon’da yapılan toplantılarda eylem gündeminin kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti. Hedeflerin büyük ölçüde belirlendiğini, artık uygulamaya odaklanılması gerektiğini söyleyen Kurum, politikaların, yatırımların, finansmanın ve sonuç ölçümünün somut şekilde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
"10 ÖNCELİKLİ BAŞLIK VE TEMA BELİRLEDİK"
Bakan Kurum, COP31’in temiz enerji dönüşümü, elektrifikasyon, Sıfır Atık ve metan azaltımı, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar, dirençli sağlık sistemleri, Rio Sinerjileri ve İklim Uygulama Köprüsü’nden oluşan 10 öncelikli temayı açıkladı. Finansman, teknoloji ve kapasite geliştirmenin bu alanların ortak unsurları olduğunu vurguladı.
Bakan Kurum, 2035’e kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılması, atık üretim artışının yarıya düşürülmesi, bina enerji yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması gibi somut hedefleri tek tek sıraladı.

"TÜM DÜNYAYA HEP BİRLİKTE GÖSTERİYOR OLACAĞIZ VE NETİCE ALACAĞIZ"
Belirlenen hedeflerin uygulanabilir olduğuna dikkat çeken Kurum, bu adımların 1,5 derece hedefine yönelik kararlılığı göstereceğini ve emisyonların azaltılmasını sağlayacağını söyledi.
"COP 31'İN UYGULAMA GÜNDEMİYLE BULUŞTURUYORUZ"
Kurum, yerel yönetimlerin politika hazırlığı ve finansmana erişimini kolaylaştıran Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansman Kolaylığı (SURFF) örneğini verdi. OECD’nin veri ve analiz kapasitesini COP31 uygulama gündemiyle buluşturduklarını belirten Kurum, Antalya’ya kadar somut çıktılar üretmeyi hedeflediklerini açıkladı.

"DÜNYA, GÜVENLİK ANLAYIŞINI YENİDEN TANIMLIYOR"
İklim krizinin savaşlar ve çatışmalar gibi ciddi bir tehdit olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Kurum, güvenlik anlayışının yeniden tanımlandığını belirtti. İklim güvenliğine askeri harcamalarla aynı stratejik ciddiyetle yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Kurum, yaşanabilir bir dünya olmadan savunma harcamalarının anlamını yitireceğini ifade etti.

"İKLİM EYLEMİNE GÜÇLÜ BİR SİYASİ İVME KAZANDIRACAK"
Büyükelçileri Antalya’ya davet eden Kurum, New York İklim Haftası ve Fiji’deki Pre-COP toplantılarında ortak alanları genişleteceklerini, 11-12 Kasım’daki Dünya Liderler Zirvesi’nin siyasi ivme kazandıracağını söyledi. Avustralya ile birlikte şeffaf ve kapsayıcı bir COP31 başkanlığı yürüteceklerini belirten Kurum, katılımcıları Antalya’ya davet etti.
