Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleşen ABD-İran müzakerelerini yakından takip ettiklerini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin sürecin tıkanan noktalarını aşmak için taraflarla gün boyu iletişimde olduğunu ifade etti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in açıklamalarına değinen Fidan, masada somut tekliflerin olduğunu ancak nükleer konuda genel bir tıkanma yaşandığını kaydetti.
Fidan, tarafların başlangıç pozisyonlarını "maksimalist" olarak nitelendirerek şu değerlendirmede bulundu:
"Her iki tarafın da ateşkes konusunda samimi ve ihtiyacın farkında olduğunu görüyorum. Nükleer konuda olay 'ya hep ya hiç' noktasına dönerse, özellikle zenginleştirme başlığında ciddi bir engelle karşılaşabiliriz. Bunu arabulucuların desteğiyle aşmaya çalışacağız."
"İsrail Güvenlik Maskesiyle Yayılmacılık Yapıyor"
Bölgesel krizlerin odağındaki İsrail faktörüne dikkat çeken Bakan Fidan, İsrail’in "oyun bozan" rolüne karşı uyarılarda bulundu. Lübnan krizinin bölgesel bir savaşı tetikleme riski taşıdığını belirten Fidan, Suriye üzerindeki tehlikeye de işaret etti:
"İsrail güvenlik maskesiyle yayılmacılık yapıyor. Şu an bazı adımları atmıyor olması, gelecekte atmayacağı anlamına gelmez. Zamanı geldiğinde Suriye'ye yönelik emellerini gerçekleştirmek isteyecektir."
Yunanistan, GKRY ve İsrail arasındaki iş birliklerinin bölgeye güven değil, güvensizlik ve savaş getirdiğini vurguladı.
"Netanyahu Türkiye’yi Hedef Alıyor"
Bakan Fidan’ın en dikkat çekici açıklamalarından biri ise İsrail Başbakanı Netanyahu’nun stratejik yönelimi üzerine oldu. İsrail’in gerilimden beslendiğini ifade eden Fidan, "İran'dan sonra İsrail düşmansız yaşayamaz. Netanyahu’nun Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu görüyoruz" dedi.
Bölgesel Güvenlik Paktı Çağrısı
Orta Doğu’da kalıcı barışın yolunun karşılıklı taahhütlerden geçtiğini belirten Fidan, çözüm reçetesini şu sözlerle sundu: "Her ülkenin bir güvenlik paktı çerçevesinde, birbirinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine taahhütte bulunması gerekiyor."
Fidan ayrıca, müzakerelerin teknik zorlukları nedeniyle nihai bir belgenin imzalanmasının zaman alabileceğini, ancak sürecin olumlu seyretmesi halinde 45 veya 60 günlük ilave ateşkes sürelerinin gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.