Bakan Bolat’tan AB’ye “Made in Europe” Uyarısı: Türkiye Eşit Ortak Olmalı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB’nin “Made in Europe” planında Türkiye’nin dışarıda bırakılmasının ticarete, otomotiv sektörüne ve ortak tedarik zincirlerine zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği’nin (AB) sanayiyi desteklemek amacıyla hazırladığı “Made in Europe” planında Türkiye’nin kapsam dışında bırakılmasının hem Avrupa hem de Türkiye ekonomisine zarar verebileceğini söyledi. Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Bolat, Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle güçlü üretim bağlarına ve entegre tedarik zincirlerine sahip olduğunu vurgulayarak, planın başlangıcından itibaren Türkiye’yi eşit bir ortak olarak kabul etmesi gerektiğini belirtti.
Brüksel’de Türkiye’nin Beklentilerini Dile Getirdi
Çarşamba günü Brüksel’de AB yetkilileriyle görüşen Ömer Bolat, Türkiye’nin Avrupa sanayisinin önemli bir üretim ve tedarik ortağı olduğuna dikkat çekti. Bolat, Türkiye’nin plan dışında tutulmasının iki tarafın ekonomik çıkarlarını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Bakan Bolat’a göre Avrupa’nın üretim kapasitesini artırma, yatırımları destekleme, istihdamı koruma ve ihracatı geliştirme hedefleri Türkiye’nin ekonomik çıkarlarından bağımsız değerlendirilemez. Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle uzun yıllara dayanan iş birliğinin korunması, her iki tarafın rekabet gücü açısından önem taşıyor.
Türkiye ile AB Arasındaki Ticaretin Boyutu
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin büyüklüğü, tartışmanın temel noktalarından birini oluşturuyor. Bolat’ın verdiği bilgilere göre iki taraf arasındaki yıllık mal ticaretinin toplam değeri 205 milyar avroya ulaşıyor. Otomotiv ticareti ise bu hacmin yaklaşık 55 milyar avroluk bölümünü meydana getiriyor.
Avrupalı otomotiv üreticilerinin Türkiye’de uzun yıllardır üretim yaptığını hatırlatan Bolat, ülkedeki otomotiv üretiminin yaklaşık yüzde 75’inin Avrupalı şirketlere ait olduğunu belirtti. Avrupa merkezli üreticilerin Türkiye’de 1971 yılından bu yana otomobil ürettiğini kaydeden Bolat, bu yatırımların yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’daki istihdam üzerinde de etkili olduğunu söyledi.
Bolat, Türkiye’de faaliyet gösteren Avrupalı otomotiv şirketleri ile Türkiye’ye otomobil ihraç eden Avrupalı firmaların Avrupa’da yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağladığını ifade etti.
“Made in Europe” Planı Neleri Değiştirebilir?
AB’nin mart ayında açıkladığı “Made in Europe” planı, otomotiv ve temiz enerji gibi stratejik sektörlerde Avrupa’da üretilen ürünlere öncelik verilmesini amaçlıyor. Plan kapsamında, kamu desteğinden yararlanmak isteyen şirketlerin belirli koşullarda Avrupa üretimi ürünleri tercih etmesi öngörülüyor.
Bu yaklaşım, kamu kaynaklarının Avrupa sanayisini güçlendirmek için kullanılmasını hedefliyor. Ancak AB ile serbest ticaret anlaşmaları, gümrük birliği veya kamu alımları anlaşmaları üzerinden ekonomik ilişkisi bulunan ülkelerin plan kapsamına alınıp alınmayacağı henüz tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması durumunda, Avrupa ile Türkiye arasında yıllar içinde oluşan üretim ve tedarik ağlarının olumsuz etkilenebileceği değerlendiriliyor.
Gümrük Birliği ve Kamu İhaleleri Vurgusu
Ömer Bolat, planın Türkiye ile AB arasındaki yaklaşık 30 yıllık Gümrük Birliği ilişkisini ve taraflar arasında bütünleşmiş tedarik zincirlerini zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Gümrük Birliği, iki taraf arasındaki sanayi ürünleri ticaretinde önemli kolaylıklar sağlayan ve ekonomik entegrasyonu destekleyen bir yapı olarak öne çıkıyor.
Bolat ayrıca Türkiye’nin kamu alımlarına ilişkin yeni düzenlemelerine değinerek, Türk ve Avrupalı tedarikçilerin kamu ihalelerine eşit koşullarda katılabilmesinin hedeflendiğini belirtti.
AB İçinde Görüş Ayrılığı Yaşanıyor
“Made in Europe” planına ilişkin tartışmalar, AB üyeleri arasında da farklı yaklaşımları beraberinde getiriyor. Fransa, yeşil teknoloji gibi stratejik alanlarda kamu kaynaklarının Avrupa sanayisini desteklemek amacıyla kullanılmasını savunuyor. Almanya başta olmak üzere bazı üyelerin yaklaşımı ise bu konuda farklılık gösteriyor.
Önümüzdeki süreçte planın kapsamına ilişkin verilecek kararlar, Türkiye ile AB arasındaki ticaretin ve sanayi iş birliğinin geleceği açısından önem taşıyacak. Türkiye’nin beklentisi ise Avrupa üretim zincirindeki mevcut rolünün korunması ve ekonomik ortaklığının yeni düzenlemelerde dikkate alınması yönünde.