Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 2. Nükleer Enerji Zirvesi’ne katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji stratejisinde nükleer enerjinin "kilit" rol oynadığını vurguladı.
Küresel jeopolitik krizlerin enerji arz güvenliğinde yarattığı kırılganlıklara dikkat çeken Bayraktar, Türkiye’nin uzun vadeli nükleer enerji yol haritasını dünya kamuoyuyla paylaştı.
“Petrol ve Gaz Bağımlılığı Kırılganlık Yaratıyor”
Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatları üzerindeki etkisine değinen Bakan Bayraktar, bu durumun küresel ekonomik büyüme için ciddi bir endişe kaynağı olduğunu belirtti.
Pandemi, iklim değişikliği ve savaşlar gibi üst üste gelen krizlerin enerji dünyasını zorladığını ifade eden Bayraktar, yapay zeka ve dijitalleşme ile birlikte elektrik talebinde yeni bir artış dalgasının kapıda olduğunu söyledi.
2053 Hedefi: 20 Gigavat Kapasite
Türkiye’nin enerji talebinin yüzyılın ortasına kadar üç katına çıkmasının beklendiğini kaydeden Bakan Bayraktar, stratejik hedefleri şu şekilde sıraladı:
Akkuyu NGS: Türkiye’nin ilk nükleer santralinde ilk ünitenin bu yılın sonlarında faaliyete geçmesi bekleniyor.
Toplam Kapasite: 2053 yılına kadar Türkiye, toplamda 20 gigavatlık nükleer kurulu güce ulaşmayı hedefliyor.
Küçük Modüler Reaktörler (KMR): Bu kapasitenin en az 5 gigavatlık kısmının, esnek ve modern bir teknoloji olan küçük modüler reaktörlerden (SMR) oluşması planlanıyor.
Finans Dünyasına “Nükleer Rönesans” Çağrısı
Karbonsuz enerji üretimi için nükleer enerjinin vazgeçilmez olduğunu belirten Bayraktar, uluslararası finans kuruluşlarını ve özel yatırımcıları bu sürece destek vermeye çağırdı. Bakan, "yaklaşan nükleer rönesansa" katılmak için yeni yatırım ve ticaret modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gözler Antalya’da
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin bu yılın Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını hatırlatarak şunları söyledi:
"COP31, enerji geçişi, iklim hedefleri ve enerji bağımsızlığı alanında küresel iş birliğini ilerletmek için tarihi bir fırsat olacak."