Bahçeli'den Terörsüz Türkiye Sürecine Dair Açıklama: "Kaybedecek Vaktimiz Yok"
TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen tarihi oylamada, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" 467 oyla kabul edildi. Düzenlemeyle birlikte Terörsüz Türkiye hedefi resmen hukuki zemine kavuşurken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den konuya ilişkin çok sert ve kapsayıcı değerlendirmeler içeren yazılı bir açıklama geldi.

Açıklamasına "Kaybedecek vaktimiz yoktur" sözleriyle başlayan Bahçeli, Türkiye’nin istikametinin net olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir. Yıllarca terörün korku iklimi altında potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, turizm ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır."
Bahçeli, merhum şair Ziya Gökalp’in "Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar" duasının, Terörsüz Türkiye idealinin en samimi özeti olduğunu belirtti.
"Çok Katmanlı Bir Milli Güvenlik Meselesidir"
Kabul edilen kanunun; şehitlerin kanıyla ödenen ağır bedellerin, yerli ve milli savunma sanayi birikiminin ve terörü kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki karşılığı olduğunun altını çizen Bahçeli, sürecin sadece dağdaki silahlı unsurların etkisizleştirilmesinden ibaret olmadığını kaydetti:
Türkiye'nin terörden arındırılmasının; terörün beslenebileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını ve devletin egemenlik hukukunun ülkenin tamamında hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesi olduğunu belirtti.
İlk defa 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Grup Toplantısı'nda dile getirdikleri iradenin bugün zamanla haklı tescil edildiğini vurguladı.
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarıyla genişleyen çatışma sarmalına dikkat çeken Bahçeli, bölgesel ihtilafların küresel istikrarı tehdit ettiğini belirtti. Gazze’den Lübnan ve İran’a uzanan saldırganlık siyasetinin, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi sekteye uğrattığını ifade eden Bahçeli, bu şartlar altında Türkiye'nin kendi iç cephesindeki bütün gedikleri kapatmasının hayati bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte öngörülen hukuki ve idari süreçlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, kurumlar arasında koordinasyon boşluğuna izin verilmemesinin ve bu tarihi fırsatın istismar edilmesine kati surette müsaade edilmemesinin altını çizdi.