Arif Ahmet Denizolgun’un Ölümüne İlişkin Soruşturmada Doktor Hakim Karşısında
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada yalan tanıklıkla suçlanan doktor Nurettin Demirkol’un yargılanmasına başlandı. Savcılık 4 yıla kadar hapis istiyor.

Ulaştırma eski Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, yalan tanıklık suçlamasıyla hakkında dava açılan doktor Nurettin Demirkol’un yargılanmasına başlandı. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, tutuklu sanık Demirkol ve avukatları hazır bulundu. Sanık hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Duruşmanın Açık Yapılmasına Karar Verildi
Duruşma sırasında sanık avukatları, yargılamanın kapalı oturumda gerçekleştirilmesini talep etti. Ancak mahkeme, bu talebi kabul etmeyerek duruşmanın açık yapılmasına karar verdi. Kimlik tespitinin ardından sanığın savunmasının alınması aşamasına geçildi.
Denizolgun’un Ölümü Şüpheli Bulunmuştu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunduğu ve olayla ilgili kasten öldürme şüphesi kapsamında soruşturma yürütüldüğü belirtildi.
Olay tarihinde Denizolgun’un yanında bulunan ve özel doktoru olduğu ifade edilen Nurettin Demirkol’un, 26 Ağustos’ta savcılığa tanık sıfatıyla verdiği ifadede kendisinin Denizolgun’un özel doktoru olmadığını söylediği aktarıldı. Demirkol’un ayrıca, çiftliğe gittiğinde Denizolgun’un yüzünde ve vücudunda kan görmediğini, ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini beyan ettiği kaydedildi.
Telefon Kayıtları ve Tanık İfadeleri İddianamede Yer Aldı
İddianamede, Demirkol’un savcılık ifadesiyle diğer deliller arasında çelişkiler bulunduğu öne sürüldü. Riva Polis Merkezi Amirliğinin kayıtlarına göre doktorun, 155 Acil Çağrı hattını arayarak kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu bildirdiği belirtildi.
Olay yerine giden polis memurları da ifadelerinde Demirkol’un kendisini özel doktor olarak tanıttığını ve ölümü şüpheli bulduğunu söylediğini aktardı. Olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanaklarında ise Denizolgun’un yüzünde ve ağzında kan bulunduğuna ilişkin tespitlerin yer aldığı ifade edildi.
Dosyada bulunan telefon sinyalleri, arama kayıtları ve diğer belgelerin de sanığın beyanlarıyla çeliştiği ileri sürüldü. İddianamede, Demirkol’un olay günü Kısıklı’daki evinde bulunduğuna ilişkin ifadesine rağmen telefon kayıtlarında bu bölgede baz sinyali tespit edilmediği belirtildi. Ayrıca çiftlikteki ilk telefon sinyalinin saat 22.15’te kaydedildiği, 155 ihbarının ise saat 00.30’da yapıldığı bilgisine yer verildi.
Yalan Tanıklık Suçlamasıyla Hapis Talebi
Savcılık, tanık ifadeleri, HTS kayıtları, acil çağrı tutanağı ve olay yeri belgelerini birlikte değerlendirerek Demirkol’un soruşturma kapsamında verdiği yeminli ifadede gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu öne sürdü. İddianamede, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirmesi de yer aldı.
Bu gerekçelerle doktor Nurettin Demirkol’un yalan tanıklık suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Dava, Denizolgun’un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın yanı sıra, olay sonrasında verilen ifadelerin doğruluğuna ilişkin iddiaları da yargı sürecine taşıdı.