Eroğlu, üretim kapasitesi yüzde 20 artırılmasına ve çalışan sayısının 442'den 671'e yükselmesine rağmen yıllık ekmek satışının 250 milyondan 219 milyona gerilediğini belirtti. Yaklaşık 31 milyon adetlik düşüşe dikkat çeken Eroğlu, büfe kuyruklarının temel nedeninin yönetim anlayışı ve üretim problemleri olduğunu savundu.
Fiyat Avantajı Zayıfladı
Halk Ekmek'in piyasadaki fiyat dengeleme misyonunu yerine getiremediğini ifade eden Eroğlu, şu noktalara değindi:
2019'da 75 kuruş olan normal ekmeğin 2026'da 12,50 TL'ye çıktığını belirtti.
2019 yılında fırın ekmeğine göre yüzde 50 daha ucuz olan Halk Ekmek'in, 2026'da bu avantajının yüzde 28'e gerilediğini vurguladı.
Belediye ve fırın ekmeği arasındaki fiyat farkının Gaziantep'te %43, Kayseri'de %46 ve Konya'da %37,5 seviyelerinde olduğunu hatırlatarak İstanbul'un geride kaldığını savundu.
"Siyasi Kadrolaşmanın Bedelini İstanbullular Ödüyor"
Personel sayısındaki artış nedeniyle ekmek başına düşen personel maliyetinin %1.677 arttığını öne süren Eroğlu, eleştirilerinin çalışanlara değil yönetime olduğunu belirtti. Eroğlu, "Halk Ekmek'in kaynakları siyasi kadrolaşmaya değil, İstanbullunun sofrasına hizmet etmelidir" diyerek konuşmasını tamamladı.