AKP kulislerinden sızan bilgilere göre, kamuoyuna yansıyan mesajlar ile gelinen nokta arasında belirgin bir farklılık oluşmuş durumda.
Sürecin başlangıcında hedeflenen toplumsal uzlaşı zemininden uzaklaşıldığını düşündüren temel etkenin, kullanılan siyasi dil ve terör örgütünün tavrı olduğu belirtiliyor. Kurmaylar, "Süreç ilerliyor" algısının sahadaki somut gelişmelerle örtüşmediğine dikkat çekiyor.
Vazgeçilmez Koşul: Tamamen Silah Bırakma
Parti içindeki genel kanaat, terör örgütü tüm unsurlarıyla silahsızlanmadan atılacak her adımın başarısızlığa mahkum olduğu yönünde. AKP’li kaynaklar, bugüne kadar bu konuda güven verici bir adım atılmamasının süreci çıkmaza soktuğunu vurguluyor.
Kulislerde öne çıkan ortak görüş şu şekilde özetleniyor:
"Sözle ilerleyen ancak sahada karşılığı olmayan bir sürecin toplumsal meşruiyet üretmesi mümkün değil. Silah bırakma olmadan atılacak her adım, kamuoyunda sadece bir 'pazarlık' algısı yaratır."
Öcalan Vurgusu Parti Tabanında Huzursuzluk Yarattı
Süreçte Abdullah Öcalan’ın rolünün ve isminin sıkça vurgulanması, AKP içinde en çok eleştirilen başlıkların başında geliyor. Kurmaylar, bu dilin partinin bugüne kadar yürüttüğü terörle mücadele çizgisiyle çeliştiğini ve parti tabanında ciddi bir huzursuzluk yarattığını dile getiriyor.
Bazı parti kurmaylarına göre; figürler üzerinden yürütülen siyaset, sürecin asıl amacı olan "terörü bitirme" hedefinden uzaklaşılmasına ve siyasi maliyetin artmasına neden oluyor.
Mevcut tablo, AKP içerisinde "sürecin fiilen tıkandığı" kanaatini güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde sürecin kapsamı, yöntemi ve özellikle kullanılan dil konusunda yeniden bir değerlendirme yapılması bekleniyor.