adplus-dvertising

Erdoğan, “mücadeleden vazgeçmek yok” dedi!

Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Necip Fazıl Kısakürek’i anma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasette, fikirde, edebiyatta, yaşamın her alanında yalnız başımıza da olsak, kalabalıklar içinde yalnız da kalsak bu mücadeleyi vermekle mükellefiz” ifadelerini kullandı.
Takip et
Erdoğan, “mücadeleden vazgeçmek yok” dedi!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı’nın Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği ‘’Zindandan Mehmed’e Mektup Sergisi’’ açılış töreni ve ‘’Reis Bey’’ tiyatrosunun gösteriminde açıklamalarda bulundu.

“Dün de kendi bencil hesapları için ülkeyi ateşe atmaktan çekinmeyenler vardı. Bugün de aynı yoldan gidenler var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Bu sene ki anma programı an teması üstadın yazdığı şiiri yaratıyor. Önümüzdeki sene Sakarya şiiri etrafında gerçekleşecektir. Ayasofya tam da üstadın dediği biçimde açıldı. Kendisinin sonrasında okunan hatimin duasının orada okunacak olması da bu ulu mabedin asli misyonuna dönüşünün işaretidir. Mesele hancı yolcu meselesi. Biz de bu dünyada yolcuyuz. Üstad tüm dahiler gibi anlatılması zor bir sanatkardı. Osmanlı’yla Cumhuriyet dönemiyle toplumla ve siyasetle alakalı hakikatleri korkusuzca dile getirdi. O zorluğu çileyi seçti. Davası uğruna bedel ödemekten hiç kaçmadı.

“Kalabalıklar içinde yalnız da kalsak mücadeleyi vereceğiz”
Zorluklar bu mücadeleden geri kalma bahanesi olamaz. Dün de kendi bencil hesapları için ülkeyi ateşe atmaktan çekinmeyenler vardı. Bugün de aynı yoldan gidenler var. Siyasette, fikirde, edebiyatta, yaşamın her alanında yalnız başımıza da olsak, kalabalıklar içinde yalnız da kalsak bu mücadeleyi vermekle mükellefiz.

Şerefi izzeti güzeli dışarıda arayanlara vatan coğrafyasını, tarihimizi işaret etti. Necip Fazıl, bu millete kimsenin inayetine mecbur kalmadan var olabileceğini gösterdi. En büyük şiarı sahiciliğiydi. Gerici gibi aşağılamalara maruz kaldı. O günlerin gazeteleri her mahkemeye çıkışını müjde gibi duyurdular. Karşılarında saldırılara şiirleriyle cevap veren Necip Fazıl vardı. Üstadın eserleri neslimizle beraber gençlerimizin ufkunu aydınlatmaya devam ediyor. En mühim eserlerinden, Ulu Hakan kitabı edebiyat ürünü olmaktan ziyade dava manifestosuydu. Hala Sultan Abdülhamit’e dil uzatanların olduğunu gördükçe ustanın doğruluğunu tekrar anlıyoruz. Asırlar geçse de ülkenin tarafları değişmiyor. Bugün de kifayetsiz muhterisler mevcut.

Üstadın da kendisiyle alakalı pek çok tanımlamayı sıraladıktan sonra belirttiği husus fikir namusudur. Bu besleyici damara her dönem ihtiyacımız vardı. En çok da şu kritik süreçte ihtiyacımız var. Necip Fazıl’ın yükselttiği bayrağı daha ileriye taşımak boynumuzun borcudur.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.