adplus-dvertising

Ekrem İmamoğlu’ndan canlı yayında önemli açıklamalar: boş tutulan evlerden daha fazla vergi alınmalı!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk’te soruları yanıtladı. İmamoğlu, kendisi hakkında tweeti gündem olan İYİ Parti lideri Akşener’in paylaşımıyla ilgili, “Çok şık bir mesaj, daha ne desin?” yorumunda bulundu. İstanbul’da bulunan boş dairelere de dikkat çeken İmamoğlu, boş tutulan evlerden daha fazla vergi alınması gerektiğini söyledi.
Takip et
Ekrem İmamoğlu’ndan canlı yayında önemli açıklamalar: boş tutulan evlerden daha fazla vergi alınmalı!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Son dakika: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk TV’de yayınlanan ‘Olaylar ve Görüşler’ programına konuk oldu. 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili gelen soruya da yanıt veren Ekrem İmamoğlu dikkat çeken ifadeler kullandı. İstanbul’daki boş dairelere de dikkat çeken İmamoğlu, “Boş olan konut sayısı 750 bin. Evi var, boş tutuyor. Ondan daha fazla vergi almak zorundayız.” diye konuştu.

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“İNSANLAR BİR ANDA ‘YARIN, ÖBÜR GÜN NE OLACAK’ KAYGISINI YAŞIYOR”

Her şeyden önce başımız sağ olsun, ne yazık ki vatandaşlarımızı kaybettik. Dönem dönem terör saldırıları ülkemizde canımızı çok yaktı. Bu saldırılarda sadece vatandaşlarımızı kaybetmedik, bazen ülkelerimizi ziyaret eden insanlar da yaşamlarını kaybetti. Terörün ülkesi, şehri yok. Dünyanın teröre karşı tek vücut davranması ona karşı en üst perdeden karşı duyması vazgeçilmez prensip olmalı. Küçücük kızımızdan, evli genç çiftimize, anne-genç kızdan vatandaşlarımızı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. İki vatandaşımızın cenazesine katıldım. Acılı anne babayı gördüm, çok acı bir şey. Elbette emniyet birimlerimiz bütün herkes oradaydı. İtfaiye birimlerimiz, zabıtamız çevredeydi. Hemen alana geçtim. Bu konunun açıklanacağı mercii tabii ki Emniyet.

Bu tür olaylarda bilgi kirliliği toplumu etkileyebiliyor. İnsanlar bir anda ‘yarın, öbür gün ne olacak’ kaygısını yaşıyor. Turizm açısından çok canlı yılı yaşıyoruz. İki yıl pandemi yaşadık, insanlar kepenk açamadı. PYD’si, PKK’sı hepsini kınıyoruz. Bunu kim yaptıysa Allah onların hepsini ülkemizden uzak tutsun, hiçbir ülkeye girmesin ama hayat devam ediyor. ‘Yarın sizin aranızdayım’ dedim ‘Her gün geleceğim’ dedim. Bu tür saldırı ortamlarında terör istismarı en çok sinir olduğum şey. Tümüne şiddetçe karşı duruşumu ifade etmek isterim.

TAKSİM’DEKİ TERÖR SALDIRISI

Her şeyden önce başımız sağ olsun. Dönem dönem terör saldırıları ülkemizde canımızı çok yaktı. Bu terör saldırılarında sadece vatandaşlarımızı kaybetmedik, bazen ülkemizi ziyaret edenlerin de hayatını kaybettiği saldırılar oldu. Terörün ülkesi, şehri yok. Bütün dünyanın teröre karşı tek vücut olması vazgeçilmez bir prensip olmalı. İki vatandaşımızın Ayazağa’da cenazesine katıldım, çok acı bir şey. Saldırıdan 1 saat sonra oradaydım. Yaralılarımızı da ziyaret ettim. Tümüne şifa diliyorum. Terörü ve terör örgütlerini şiddetle kınıyoruz. En çok sinir olduğum şey bu tür saldırılarda terör istismarı. Tümüne şiddetle karşı duruşumuzu ifade etmek isterim. Ne yazık ki New York Times’ta çıkan haber can sıkıcıydı. Hoşuma gitmedi. Onlarca şehrin belediye başkanlarının destek mesajlarını benimle paylaşması kıymetliydi.

İSTİKLAL’DEKİ AĞAÇLARIN KALDIRILMASI

Bu konuda şimdi konuşmayacağım. Bu kriz anlarının partisi yok. Şu anda tek söyleyeceğim Valilik bir karar verdi, kaldırılmasını istedi biz de kaldırdık. Ağaçları koruma altına aldık. Başka yerlere dikiyoruz. Bunu zamanı geldiğinde konuşuruz.

Ekrem İmamoğlu’ndan canlı yayında önemli açıklamalar: boş tutulan evlerden daha fazla vergi alınmalı!

Bizim anlaşamadığımız belediye yok. Üsküdar Belediye Başkanı bize teşekkür etti, o günden beri açılışlarımıza gelemiyor. Bugün Arnavutköy Belediyesi’ne gittim. Açılış yaptık. Sayın başkan gelmedi. Sonra Bayrampaşa’ya gittik. Toplu açılışımız vardı. Bayrampaşa Belediye Başkanı oradaydı. Ben hangi ilçeye gitsem oranın belediye başkanını çağırıyorum. Biz bütün ilçe belediyelerine aynı mesafede hizmet üretiyoruz.

İSTANBUL’DA GÖÇMEN SORUNU

İstanbul’a ilişkin sayı resmi rakamların çok üzerinde. Bize göre 2 milyonun çok üzerinde. Bir kişi yılda 33 ton su kullanıyor. Bunu böldüğümüzde karşımıza tam 19 milyon 300 bin sayısı çıktı. Bu şehirde 19 milyonun üzerinde insan taşıyoruz. Günlük kayıtlı 500 bin mülteci İstanbulkart kullanıyor. Verisi belli olmayan 3 milyon kart daha var. Boş olan konut sayısı 750 bin. Evi var, boş tutuyor. Ondan daha fazla vergi almak zorundayız. Dünyada bu uygulamalar var. O vergiyi biz konut fonuna aktaracağız, konut üreteceğiz.

İSTANBUL’DA TAKSİ SORUNU

Taksi sorununda bir plaka meselesi var. Plakanın değeri, sahipleri, hisseleri hatta plaka baronları… Milyarlarca lira hareket dönüyor. Biz gelir gelmez bu işe damga vurmak istedik. 30 senedir İstanbul’da plaka sayısı artmamış ama nüfus artmış. Benim İstanbul’da taksiye binemeyen anneler, babalar, gençler… Siz o taksiye binemediğiniz zaman aklınıza Süleyman Soylu’yu, Murat Kurum’u, Adil Karaismailoğlu’nu getirin. Birisi uygulama üzerinden taksi çağırıyor, gelmiyor. Sonra uygulamaya Arapça isimle giriyor, taksi geliyor. Benim vatandaşıma siz bunu nasıl yaparsınız? Benim taksi esnafıyla zerre sıkıntım yok. Hala taksiye ihtiyacımız yok diyor sözüm ona Taksiciler Esnafı Başkanı.

‘1.5 SENEDİR ADAY KİM? SİZE NE?’

Kemal Kılıçdaroğlu’na vefa borcum var. 6’lı masanın en önemli temsilcisiyim. Yandaş medyanın ekranı zaten bu işin lokomotifi. Bağımsız ekranların da gündemi bu. Sözüm ona bizim partiye yakın ekranlarda da aynı konu var. Ben diyorum ki bu oyuna gelmeyelim. 1.5 senedir aday kim? Size ne? Siz kendi işinize bakın.

‘BUGÜN SEÇİM YAPILSA DAHA BÜYÜK FARK ATARIZ’

Ben İBB’ye aday gösterildiğimde anketlerde yüzde 12 gerideydim. İlk seçimde hatta ikinci seçimde yüzde 11 farkla kazandım. Bugün seçim yapılsa daha büyük fark atarız.

10 KASIM’DA DANS TARTIŞMASI

Bunun bir yas günü değil de Atatürk’ü anma günü olarak devam ettirilmesi ile ilgili yasa var. Elbette ben Atamız için dua ediyorum. Ben Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde mevlüt okutmaya başlayalı 10 yıl oldu. Anmanın da, duanın da yeri var. O anda yine Atamızın sevdiği fikrimin ince gülü şarkısı çıkınca ben de o anı sevgili eşimle yaşamak istedim. O da şaşırdı. Atatürk anmalarında dans edilen, gösteriler programlarda defalarca yapıldı. Biz meyve veren ağacız, meyve veren ağaç taşlanır.

‘MESELE DEMOKRATİK SİSTEMİN BOZULMASI’

Bütün Türkiye risk altında. İkilemi rejim yaratıyor. Ayrıştırma, kutuplaştırma, mezhep üzerinden, inanç üzerinden Atatürk’e kadar hakaretlere varan tarifler yapmalar… Bütün değer yargılarını alt üst eden, etnik köken üzerinden insanları kutuplaştıran bir takım böyle geri kalmış kafa zihniyetiyle hareket etmiş dil, başörtülüyü de, laik kesimi de endişeye düşürüyor. Mesele demokratik sistemin bozulması meselesidir.

‘BUGÜN İKTİDARIN YAPAMADIĞI BİRÇOK ŞEYE BAKMAK LAZIM’

Bizim eksiklerimiz olabilir. Kolay bir şey denenmiyor. Burada gerçekten bir Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçecek iki liderin büyük bir eforu var. Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Akşener’in. Bugün muhalefetin eleştirileceği yere değil de iktidarın yapamadığı birçok şeye bakmak lazım. Ne asgari ücret insanlarımızı ikna edebilir ne ürettikleri sosyal konutlar.


“ENGELLENEN BİRÇOK PROJENİN, ELİMİZDEN ALINAN GAYRİMENKULLERİN TEKRAR İSTANBUL’A GERİ DÖNECEĞİNİ BİLİYORUZ”

Taksim Meydanı tasarımı İstiklal Caddesi girişinden Gezi Parkı’nın etrafından dolaşarak AKM’yi içine alacak şekilde özenli bir tasarım kapsamı işletildi. Bu bize çok güzel sonuçlar verdi. Nostaljik tramvayımızı Gezi Parkı etrafından dolaşarak, AKM’nin önünde de durağı olan, tekrar Atatürk Anıtı’nın yanından İstiklal’e bağlanan, yeşil odaklı, özenli alanları olan bir şekle dönüştü. Bir karar verildi, çok usülsüz. Bazı vakıf malları ile işletilen. Hukuksal derinlikte araştırmalarımız net.

Burayla ilgili bilirkişi raporu düzenlendi. ‘Burası Vakıfların’ diye bir karar tebliğ edildi bize. Bilirkişi süreci makul gidiyor. Ülkemizin sadece bu konusu değil. Kitlelerle birçok konuyu çözeceğiz. Bu iktidar değişiyle mümkün. Taksi sorununu nasıl engelledikleri ortada. Kurulları değiştirerek.. Taksim meselesi de aynı konu. Allah’tan Gezi Parkı’nı rehabilite ettik. Hastalıkla yok olmuş çınar ağaçları vardı. Çok nitelikli bir revizyon yaşattık. Tam o sırada AKM bitti. Kültür Turizm Bakanı ile konuştuk. İyi niyetle şöyle söyledi, ‘Sayın Başkan size ait olan kısımla başlayalım’ dedi. The Marmara Oteli ile merdivenlerin olduğu yere kadar bize ait olan kısım. Aslında kadük alanda projeye başlamak. O bakımdan bu süreçte bu haliyle oraya girmeyi doğru bulmadık. Yargı kararını, Türkiye’nin değişimini bekliyoruz. Engellenen birçok projenin, elimizden alınan gayrimenkullerin tekrar İstanbul’a geri döneceğini biliyoruz.

“BİR KISIM VAKIFLARA VERİLENLERİ GERİ ALARAK YURTLARI AÇTIK”

Maltepe Yurdu kiralık bir yurt. Oraya ciddi para harcadık, yeniledik, revize ettik. Bizim sıfırdan alıp kiraladığımız yurdu eleştireceğinize yıllarca sıfır sayısına niçin sahip oldu İBB diye düşünmelidirler. İBB’nin sıfır adet yatağı vardı. Yurt yapmıştı ama 49 yıllığına X vakfına vermiş. İBB 49 yıllığına verdiği yurdu bunun yarısını fakir öğrencilere vereceksiniz deseydi, öpüp başıma koyacağım. Biz bir kısım vakıflara verilenleri geri alarak yurtları açtık. Maltepe’deki yurt binasını biz yaptık, tümden yeniledik ve açıp, kiraladık. Benim projem lafımı, bırakın İBB Başkanlığında, Beylikdüzü başkanlığım döneminde çıkmadı. Ben iş insanıyım. Babam da ortak, orada bile ‘benim projem’ demedim. Bu ülkenin parasını, bütçesini yöneteceksiniz, ne benim projem ne partimin projesi derim. Milletimizin projesi.

“EKREM İMAMOĞLU’NUN 3,5 YILINA 25 YILI EŞDEĞER TUTUYORLAR”

Tuzla Belediye Başkanı açılışta 22 dakika konuştu, ben 23 dakika konuştum. Çıkarsınız makul bir konuşmayla teşekkür edersiniz. İğneleyici laflar vesaire. Bu kışkırtmaların sonucu sayın Cumhurbaşkanı Hilmi Bey’i övdü. Demek ki madalyasını aldı. Siz biliyor musunuz bu projenin başlangıcı Recep Tayyip Erdoğan’ın projesidir diye sözü var. Ben kimin emeği geçmişse teşekkür edelim dedim. 250 bin metreküplük tesis. Biz 400 bin metreküplük tesisi biz açtık. Sayın Cumhurbaşkanı benim yaptığım tesis dedi. 250 bin metreküplük tesisi sayın Erdoğan açtı diyorlar. Olabilir. Projeyi çizdiren, temelini atan. Belli seviyeye getiriyor, sayın Sözen bir noktaya getiriyor. Bu tartışmaları açmanın tek anlamı; Ekrem İmamoğlu’nun 3,5 yılına 25 yılı eşdeğer tutuyorlar. Yapamadıkları, durdukları, 10 metro hattında gürül gürül çalışan yönetimi kıskanıyorlar, yetinmiyorlar kendi 25 yılı ile yarıştırıyorlar.

“İSTANBUL’A GELEN ÖĞRENCİNİN ÇALACAĞI KAPI OLDUK”

Sıfır yatak sayısında 3 bin yatağa geldik. Önümüzdeki yıl 5 bin olacağız. Bir öğrencinin ailesine maliyeti aylık 7 bin lira. Normal bir ailenin çocuğundan bahsediyoruz. 3 bin lira da ona maaş yollasa. 5 bin öğrenciden öyle büyük rakam yapıyor ki. İstanbul’a gelen öğrencinin çalacağı kapı olduk. 150 kreş açtık. Her yıl 20 bin çocuğu geleceğe hazırlayan bir mekanizma. Kreş ücretlerimizin birincisi tam ücret aldığımız anne ve babalar var. Yarı ücret aldığımız anne babalar, başlangıçta hiç ücret almadığımız anne babalar var. Anne ve baba işsizse para almıyor o anne ve babaya iş buluyoruz. 75 bin insana ortalama 1,5-2 yıl içerisinde iş bulduk. Büyükşehir belediyesinde iş bulmadık. Büyük bir anlayış devrimi var. Demokrat, özgür, özgün bir şehir var artık.

“BEN HANGİ İLÇEYE GİDERSEM GİDEYİM, O İLÇENİN BELEDİYE BAŞKANINI MUTLAKA DAVET EDİYORUM”

Bizim anlaşamadığımız belediye yok. Üsküdar Belediyesi bize teşekkür etti, o günden beri açılışlarımıza gelemedi, üzülüyorum. Bugün Arnavutköy Belediyesi’ne gittik. İçme suyu arıtma tesisinin açılışını yaptık. Sayın Başkan gelmedi. Ardından kreşimizi açtık, Bayrampaşa Belediye Başkanı oradaydı. 5 yıl boyunca kendi ilçemde tek bir dakikam bile, rahmetli Topbaş’ı ne sayın Uysal’ı ilçemde ağırlayamadım. Ama ben hangi ilçeye gidersem gideyim, o ilçenin belediye başkanını mutlaka davet ediyorum. 150 projeye baktığımızda, o kadar eşitlikçi ki, en büyük değişim bu. 39 belediyenin 39’unda da hizmetimiz var. 30-40 senedir hizmetlerin ihmal edildiği Kadıköy’den Büyükçekmece’sine kadar bir süreç anlatabilirim.

“HAZİNE BANA 5 YIL GARANTİSİNİ VERSİN, BEN BÜTÜN METROLARIMI YAPARIM”

Ulaşım meselesi İstanbul açısından çok önemli. Biz ne yazık ki artan maliyetlerde yüzde 400’e varan, mazotundan yedek parçalarına, kirasına araçların bedellerine varıncaya kadar fahiş artışlardan dolayı gelen maliyetlerin çok azını tarifelere yansıtabildik. Suda, ulaşımda böyle, vatandaşımıza yansıtamıyoruz. Sübvansiyon fiyatımız 11 milyarlara kadar çıktı. 2023’de bunun çok daha tırmanacağını öngörüyor arkadaşlarımız. 10 metroda birden çalışıyoruz. Yeni projelerimiz var. Beylikdüzü-Sefaköy metrosu var. Biz 10 hat yapıyoruz, 5 hattı Ulaştırma Bakanlığı yapıyor. Sabiha Gökçen’e yaptıkları hattın parasını ödüyoruz Hazine’ye. Bu tür metroların Hazine’ye tekrar ödenmesi 30 seneyi buluyor. Şimdi bize gelen paylarda yüzde 5 oranı. Bunun anlamı 2 senede bizden parasını takır takır alacaklar.

Ben metro için bulduğum kaynakla 12 yıl vadeli bedelli. Bunu ne zaman değiştirdi? 1 Mayıs 2019. 5 gün sonra seçimi iptal ettiler ama böyle karar çıkarttılar. Parasını bizden takır takır alıyorsunuz. Hazine bana 5 yıl garantisini versin ben bütün metrolarımı yaparım. İstanbul’da daha önce bütün kaynaklarıyla yardımcı olan merkezi idare, İller Bankası ve daha birçok, Dudullu-Bostancı o krediyle başladı. Bitiyor, ilave kredi alınamıyor. Biz devlet bankalarından aldığımız kredi rakamı sıfır. 4. yılımıza giriyoruz. İller Bankası belediyelere hizmet için kurulmuş.

“ULAŞIM MESELESİNDE ENGELLENİYORUZ”

Enflasyon yüzde kaç? İTO’ya göre yüzde 108, o da tüketici fiyatlarına göre. Aklına geldi mi kurnazlık yapanlarla bizim işimiz yok. Ulaşım meselesinde engelleniyoruz. 300 milyon euroluk onayımız Cumhurbaşkanlığında. 3 sene oldu. Kendi bütçemizden 160 tane metrobüs almak zorunda kaldık. Halbuki kredisi hazırdı. Bunu bize aldırtmadınız. Hala onaylanmıyor. İstanbul’un belli yıl içerisinde otobüs sayısını yenilemeniz lazım. Krediyi ilk defa İmamoğlu yönetimi kullanmıyor ki. Ulaşıma bütüncül baktığınızda. Sabiha Gökçen hattının bizden 2 yıl içinde tahsil edileceğini söyledim.

“PANDEMİ DÖNEMİNDE BOMBOŞ OTOBÜSLERİMİZ GİTTİ GELDİ, TEK BİR KURUŞ DESTEK ALAMADIK”

Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli hattı. Sıfırdan başladık neredeyse. Tam gaz gidiyoruz. Sancaktepe kısmını önümüzdeki sene açıyoruz. Sultanbeyli kısmını 2024’e açıyoruz. İstanbul’un en doğusuna metroyu getirmiş oluyorsunuz. Sultanbeyli’de benim vatandaşım bütün İstanbul’a, metroya, Taksim’e 55 dakikada gelecek. Muhteşem değil mi? 125 milyon kredi onayımız 14 aydır bekliyor. Bize kimse kefil olmuyor. Göztepe hattında 1 sene bekletildik. Bunu 10 ay önce verseniz hızı arttırsak. Sultanbeyli hemşehrilerime sayın Cumhurbaşkanımı ve ilgili Maliye Bakanı’nı şikayet ediyorum. Bizim sürece dair niçin yüksek artışımız var? Pandemi döneminde bütün dünyada yüzde 20 özel araca evrildi, toplu taşımadan uzaklaştı. Hala özel araç kullanımı yüksek oranda. 8.7 milyona günlük toplu taşıma kullanım sayısı çıktı. Tabiri caizse katmerli şekilde toplu taşıma kullanım sayısına sahibiz.

Pandemi döneminde bomboş otobüslerimiz gitti geldi. Tek bir kuruş destek, sübvansiyon alamadık. Şu anda günde 8.6 milyon. Bir Londra nüfusunu 1 günde sadece toplu taşımada taşıyoruz. 15 miyon 840 bin İstanbul’un resmi nüfusu. Valiliğe defalarca yazı yazdım; bize mülteci sayısı hakkında net, somut rakamlar verin. BM tespitleri ve bizim tespitlerimiz olsun bunun 2 milyondan daha fazla olduğunu düşünüyoruz. İnsanların aldığı hizmetler var. Örneğin su, gaz. Resmi rakamlar yayınlanıyor. 1.3 milyon diyorlar. Bize göre 2 milyonun üzerinde. Su tüketiminin ne kadar arttığını, kişi başı tüketim üzerinden. 1 kişi 33 ton su kullanıyor yılda. Yıkanma, temizlik, içme suyu. Bunu gördüğümüzde karşımıza tam 19 milyon 300 bin sayısı çıkıyor. Büyükşehirde 19 milyonun üzerinde insan taşıyoruz. İstanbulkart kullanan kayıtlı 500 bin mülteci nüfusu var. Havuzdan kullanan 3 milyon kart daha var. Biz 20 milyona yakın insana hizmet veriyoruz aslında. Suyumuz bile belli miktarda değil.

“İSTANBUL’UN SU TEHDİDİ DEVAM EDİYOR”

İBB İstanbul kentinin 2009 planlarında İstanbul Havalimanı yoktu. Şu kadar para harcandı diyoruz. Bunun üçüncü köprüsü, yolları var. Halkalı’dan yapılan metro var. Gayrettepe’den önümüzdeki seneye yetişebilecek metrosu var. 1 metro neredeyse 1 milyar Euro. Sadece Kanalistanbul meselesinin şehire getireceği yük 3 milyon nüfus. Adresinde konut olan, boş olan konut sayısı 750 bin. Evi var, boş tutuyor. Ondan daha fazla vergi almak zorundayız. Dünyada bu uygulamalar var. O vergiyi biz konut fonuna aktaracağız, konut üreteceğiz.

1989 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yola çıkıldı. Melen barajını 30 küsur yıldır duyuyoruz. Eski Bakan 2016 yılında açılışını yapacağız dedi. Ortada kocaman çatlak gövde, milyarlarca harcanmış lira. 2023’ün Ocak-Şubat’ında açarız dediler. Daha kötüsü orayı rehabilite edecek proje olmadığından bahsediliyor. Ortada 10 milyarlık çöp duruyor. İstanbul’un su tehdidi devam ediyor. Biz 2050 vizyonunu çalışıyoruz. Yeni bir jenerasyon var artık. Sağlıklı bir gelecek, yaşam kalitesi yüksek kentler bekliyor. Yeşil alanlarda yürümek istiyor. Bizim insanımız enerjisi yüksek insan. Demokratik ortamda yaşamak istiyor, hayatında yürüyebileceği hedeflere koşmak istiyor. İstanbul’un verilerini, geleceğini çalışıyoruz. Alacak o kadar uzun bir yolumuz var ki. 25 yılda yapamadıklarını 3,5 yılda başardığımız süreçle yarıştırarak ortaya koyuyorlar. O kadar acz içindeler; çünkü üretemediler.

“MİLLİ EĞİTİM BİR OKUL YAPIYOR, BAZEN İMAR PLANLARINI BİZ YAPIYORUZ. İBB NİÇİN DAVET EDİLMİYOR?”

TOGG’un inşaatı başladığında biz elektrikli araç ihtiyacımızı TOGG’dan karşılacağız diye beyanımız var. Biz tarihi yarımadayı sıfır emisyonlu alan ilan etmek istiyoruz. Bütün hizmet araçlarımızı elektrikli araca dönüştürmek istiyoruz. Tabii ki otobüslerimiz de o alanda elektrikliye dönecek. Tarihi yarımada ile ilgili çok güzel bir alan tasarladık. Eminönü-Alibeyköy hattının bitirilmesinden Unkapanı Köprüsü’ne, Sarayburnu’nun arkeolojik parka dönüştürülmesi, tarihi kara surlarının yapılması, Beyazıt Meydanı’ndan aklınıza gelecek birçok yerde projelerimizi geliştirdik.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, İstanbul’da yapıp teslim edeceğiniz, hatta sayın Cumhurbaşkanımızın test ettiği araç İBB’nin. Orada açılış yapıyorsunuz, 1 gün sonra bizim oluyoruz. Onun önüne çiçek koyuyorsunuz, beni oraya davet etmiyorsunuz. Sadece AKM’nin açılışına davet edildik. Milli Eğitim bir okul yapıyor, bazen imar planlarını biz yapıyoruz. İBB niçin davet edilmiyor? Gittiğimiz ilçede ilçe belediye başkanından valimize davet ediyoruz. Davet etmekten korkuyorlar. Ben oraya gidersem vatandaşın ilgisi bize dönecek. Bu kadar benlikçi anlayışları var. Halktan kopmuşlar. Demokrasiden uzaklaşmışlar, hak hukuk çerçevesinden uzaklaşmışlar. İBB Başkanı her ortama davet edilmeli. İçişleri Bakanı geliyor, çok nadiren davet ediliyoruz.

“YEŞİLLE İLGİLİ EN BÜYÜK TEHDİT KANALİSTANBUL, OLACAK İŞ DEĞİL”

Yeşille ilgili en büyük tehdit Kanalistanbul. Olacak iş değil. 136 milyon metrekare. Benim İstanbul’da yaşayan vatandaşımızın dünyasını mahvedecek, kurutacak. Bir ada yaratacak. Güvenlik tehdidi. Suyunu bitirecek. Birçok şey sıralayabilirim. Bunun içinde on milyonlarca metrekare tarım, orman alanı var. Ekosistemi var. Sazlıdere Barajı var. Bu bir tehdit. Bunu bertaraf etmek bile büyük kazanım. Kemerburgaz’daki parka giriş sayısı rekor kırıyor. Hacıosman Atatürk Kent alanı 1 milyon metrekare. Yüzlerce insan sabahın kör vaktinde yürüyüş yapıyor. Büyükdere Fidanlığı’nın yarın temelini atıyoruz. 1,5 yıl içinde bitireceğiz. Atatürk’ün kurduğu ilk meyve fidanlığı. İstanbul’un en büyük atılımı yaşam vadileri. Şu anda 15 milyon metrekarelik yaşam vadisi yapılıyor. Projesi bitmiş başlamak üzere. Ayamama Vadisi mesela. Birkaç ay içerisinde D-100 karayoluna kadar sahilli bağlayacak şekilde bitmek üzere. Tuzla’dan Silivri’ye kadar. Baltalimanı’na 150 bin metrekare park yapıyoruz. Evlerin işgalinde, depoların işgalindeydi. Temizledik, arındırdık, şu anda park yapıyoruz. Bana göre İstanbul’un gelmiş geçmiş en yüksek metrekaresine sahip yeşil alanı üretmiş, planlamış belediye dönemini vaadediyorum.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.