Türkiye madencilik sektörü, hem finansal derinliğini artıracak hem de küresel arenadaki gücünü perçinleyecek dev bir adıma hazırlanıyor.
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, Ankara’da gerçekleştirdiği geniş kapsamlı basın toplantısında, Maden Borsası'nın 2026 yılı içerisinde faaliyete geçeceğini müjdeledi.
İşte madencilik sektöründeki yeni döneme ve 2025 verilerine dair öne çıkan başlıklar:
İstanbul Finans Merkezi’nde Yeni Dönem: Maden Borsası
Türkiye’nin maden çeşitliliğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefleyen Maden Borsası, İstanbul Finans Merkezi çatısı altında kuruluyor.
Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) bünyesinde kurulacak borsa için SPK’ya resmi başvuru yapıldı.
Hedef; altın, bakır, bor ve nadir toprak elementleri gibi stratejik madenlerde "referans fiyat" oluşturmak.
Yatırımcı ve üretici için daha öngörülebilir, riskin azaldığı bir alım-satım zemini sunulacak.
Altında "5 Bin Dolar" Yeni Normal
Başkan Mehmet Yılmaz, altın piyasasına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Jeopolitik risklerin etkisiyle altının onsunun 5 bin dolar seviyesine yerleştiğini belirten Yılmaz, bu durumun Türkiye ekonomisi üzerindeki yüküne dikkat çekti:
"Altının onsu her 100 dolar arttığında, Türkiye'nin cari dengesine yaklaşık 400 milyon dolar negatif maliyeti oluyor."
Üretim Düştü, İthalat Rekor Kırdı
2025 yılı verileri, yerli üretimin ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığını ortaya koydu:
Yerli Üretim: 28,4 ton (Son 5 yılın en düşük seviyesi).
Darphane Basımı: 49,7 ton (Sadece çeyrek altın üretimi için bile ithalata mahkûm kalındı).
Toplam İthalat: 2025 yılında 126,3 ton altın ithal edildi.
Gümüş Patlaması: Güneş panelleri ve elektronik sanayinin etkisiyle gümüş ithalatı iki katına çıkarak 860 tona ulaştı.
İhracatta Rota Değişti
Madencilik ihracatı geçen yıl yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara ulaştı. Çin’deki gayrimenkul krizi nedeniyle krom ihracatında yaşanan daralma, batı pazarlarıyla dengelendi. Özellikle İspanya’ya yapılan ihracatta yüzde 19’luk artış kaydedildi.
"Devlet Denetlesin, Özel Sektör İşletsin"
Yılmaz, devletin son dönemde Nijer, Sudan ve Özbekistan gibi ülkelerle yaptığı madencilik anlaşmalarını (G2G) desteklediklerini ancak yurt içinde devletin "işletmeci" değil, "denetleyici" olması gerektiğini savundu. MTA’nın Özbekistan’da gümüş, Nijer’de ise altın üretimine geçmeye hazırlandığını belirtti.
Kanada ile Teknoloji İşbirliği ve Güvenli Madencilik
Sektörde güvenliği artırmak amacıyla "Güvenli Madencilik Forumu" kurulduğunu açıklayan Yılmaz, Mart ayında Kanada’da düzenlenecek PDAC Madencilik Zirvesi’nde finansman ve teknoloji odağında kritik işbirliklerine imza atılacağını ifade etti.
Başkan Yılmaz son olarak şunları söyledi: "Tarım’dan sonra ikinci stratejik sektör madenciliktir. Potansiyelimiz trilyon dolarlar seviyesinde, sesimizi daha gür duyurmalıyız."