Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilim, ABD'nin yeni gümrük vergisi planları ve yapay zeka yatırımlarındaki rekor harcamalar, küresel ekonomide enflasyon baskısını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Merkez bankalarının fiyat artışlarında yavaşlama beklentisi güç kazanırken ortaya çıkan bu gelişmeler, para politikası görünümünü yeniden belirsiz hale getirdi.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekiyor
Haftanın en önemli gelişmelerinden biri, Orta Doğu'daki çatışmaların etkisiyle petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması oldu. Enerji maliyetlerindeki artışın küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilemesi ve üretim maliyetlerini yükseltmesi bekleniyor. Bu durumun önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarına da yansıyarak enflasyonu yeniden hızlandırabileceği değerlendiriliyor.
Merkez bankaları zorlu bir süreçle karşı karşıya
Fed ve İngiltere Merkez Bankası başta olmak üzere birçok merkez bankasının önümüzdeki hafta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde piyasalarda temkinli bir hava hakim. Kısa vadede faiz oranlarında değişiklik beklenmese de, yatırımcılar yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini yakından izliyor.
Küresel tahvil faizlerindeki yükseliş, yatırımcıların enflasyon riskine ilişkin kaygılarının arttığını gösterirken, hisse senedi piyasalarında da satış baskısı dikkat çekiyor. ABD'nin önde gelen endekslerinden S&P 500'ün haftayı üst üste ikinci kez kayıpla kapatmaya hazırlandığı belirtiliyor.
Uzmanlar jeopolitiğin belirleyici olduğuna dikkat çekiyor
PGIM Avrupa Başekonomisti Katharine Neiss, son gelişmelerin ekonomik görünüm üzerinde jeopolitik risklerin belirleyici rolünü yeniden ortaya koyduğunu ifade etti. Neiss'e göre enerji kaynaklı arz şokları, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede sıkı para politikalarını daha uzun süre sürdürmesine neden olabilir.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde da enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasının enflasyonu yukarı yönlü baskılamaya devam edeceği uyarısında bulundu. Lagarde, enerji maliyetlerindeki kalıcı artışın fiyat istikrarı açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Trump'ın tarifeleri ve teknoloji harcamaları gündemde
Enflasyon endişelerini artıran bir diğer gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni gümrük vergileri uygulamaya hazırlanması oldu. Trump yönetimi, birçok ticaret ortağından yapılan ithalata yüzde 10 ila yüzde 12,5 arasında ek vergi getirmeyi planlıyor. Uzmanlar, bu adımın ithalat maliyetlerini yükselterek küresel fiyat baskısını artırabileceğini değerlendiriyor.
Öte yandan yapay zekâ alanındaki dev yatırımlar da ekonomide maliyet baskısını artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Alphabet, bu yıl için sermaye harcaması beklentisini 205 milyar dolara yükseltirken, teknoloji sektöründeki yatırım yarışının hız kesmeden devam ettiği görülüyor.
Şirketlerin fiyat artışları yakından izleniyor
Büyük teknoloji şirketlerinin artan maliyetleri tüketicilere yansıtmaya başlaması da enflasyon tartışmalarını güçlendiriyor. Son dönemde Apple'ın yükselen bellek çipi ve depolama maliyetlerini gerekçe göstererek birçok ürün grubunda fiyat artışına gitmesi, şirketlerin güçlü fiyatlama kabiliyetine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Goldman Sachs Döviz ve Gelişen Piyasalar Başstratejisti Kamakshya Trivedi ise mevcut tabloda en büyük riskin gümrük vergilerinden ziyade enerji fiyatları ve yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme olduğunu belirtti. Trivedi, özellikle enerji kaynaklı enflasyon baskısının kısa vadede piyasalar açısından daha kritik bir unsur haline geldiğini ifade etti.
Artan enerji maliyetleri, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve teknoloji sektöründeki dev yatırım dalgası, küresel ekonomide enflasyonla mücadeleyi yeniden zorlaştırırken, G7 ülkeleri ve diğer büyük ekonomilerin para politikası kararlarının önümüzdeki dönemde daha dikkatli şekillendirilmesi bekleniyor.