Küresel Enerji Krizi Ekonomiyi Vurdu

Küresel Enerji Krizi Ekonomiyi Vurdu

Küresel piyasalar ve iç piyasa, İran merkezli savaşın getirdiği belirsizlikler ve enerji maliyetlerindeki artışla yön bulmaya çalışıyor.

15.03.2026 09:21 | Son Güncelleme : 15.03.2026 09:22

ABD Başkanı Trump’ın iyimser açıklamaları kısa süreli bir bahar havası estirse de, savaşın seyrine dair somut bir yol haritasının olmaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki kriz piyasalardaki tansiyonu yüksek tutuyor.

İşte piyasalardaki son durum ve öne çıkan başlıklar:

Savaşın en kritik cephesi olan enerji piyasasında gerginlik tırmanıyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere izin vermemesi, arz güvenliğini tehdit ediyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin 400 milyon varillik petrol stokunu kullanıma açma kararı, fiyatlar üzerinde beklenen düşüşü yaratmadı.

Günlük 20 milyon varil petrolün geçtiği Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece, petrolün 100 dolar seviyelerindeki seyrini koruması bekleniyor. Bu durum, küresel ekonomide "stagflasyon" (durgunluk içinde enflasyon) endişelerini artırıyor.

Borsa İstanbul, savaş haberleriyle sert dalgalanmalar yaşasa da geri çekilmelerde gelen alımlarla toparlanma çabasında.

Endekste ilk destekler 12.800-12.850 bandında. Direnç tarafında ise 13.550 ve 14.000 seviyeleri aşılmakta zorlanılıyor.

Uzmanlar, belirsizlik sürdüğü için düşüşlerde "kademeli alım" ve "biriktirme" stratejisinin, uzun vadeli yatırımcılar için daha güvenli olduğunu belirtiyor.

Döviz kurları, ekonomik programın başarısı için en kritik nokta olarak görülüyor. TCMB, faiz indirimlerine ara vermesinin ardından kura müdahalelerini sıklaştırdı:

6 Mart haftasında TCMB brüt rezervleri 210,3 milyar dolardan 197,5 milyar dolara geriledi. Bu düşüş, kur artışlarını önlemek adına yapılan döviz satışlarına bağlanıyor.

Aynı hafta yabancılar hisse senetlerinde 755 milyon dolar, tahvil tarafında ise 1,7 milyar dolarlık satış yaparak "nakde dönme" eğilimi gösterdi.

Savaş ortamında "güvenli liman" olması beklenen değerli metaller, beklentilerin uzağında kaldı.

ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların küresel ölçekte değer kazanması, altın ve gümüşe olan talebi törpülüyor. Yatırımcılar, fiyat artışlarını bir "satış fırsatı" olarak değerlendirmeye başladı.

Önümüzdeki hafta küresel piyasalar için karar haftası olacak. 18-19 Mart tarihlerinde gerçekleşecek toplantılarda faiz değişimi beklenmese de verilecek mesajlar piyasanın yönünü tayin edecek:

Sıradaki Haber Yükleniyor