Goldman Sachs analistleri Daan Struyven ve ekibi tarafından 31 Mayıs tarihinde yayımlanan notta, petrol fiyatlarının mevcut seyrinin yüksek belirsizlik taşıdığına dikkat çekildi.
Analistlere göre, piyasada "fiyat artışına neden olabilecek arz kaynaklı riskler" ile "fiyat düşüşüne sebebiyet verecek talep kaynaklı riskler" eş zamanlı olarak yarışıyor.
Talep Tahminlerinde Aşağı Yönlü Risk
Banka analistleri, Çin ve Batı Avrupa’dan gelen nisan ayı petrol satış verilerinin alarm verici olduğunu belirtti. Mevcut durumda "zaten düşük" kabul edilen talep beklentilerine rağmen, veriler günlük yaklaşık 2 milyon varillik daha fazla bir düşüşe işaret ediyor.
Bu verilerin, dördüncü çeyrek için varil başına 90 dolar olarak öngörülen Brent ham petrol fiyat tahminleri üzerinde, varil başına yaklaşık 10 dolarlık bir aşağı yönlü risk yarattığı kaydedildi.
Çin İthalatı Pandemi Sonrası En Düşük Seviyede
Piyasadaki talep zayıflığının en büyük sebebi olarak dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin gösteriliyor. Londra merkezli danışmanlık şirketi Energy Aspects, Çin’in günlük petrol ithalatının bu yıl 10,9 milyon varil seviyesine kadar gerileyebileceğini öngörüyor.
Analistler, yüksek fiyatların tüketiciler üzerinde yarattığı baskının, petrol talebini beklenenden daha hızlı bir şekilde törpülediğini ifade ediyor.
Arz Tarafında Orta Doğu Belirsizliği
Goldman Sachs raporunda sadece düşüş risklerine değil, yükseliş potansiyeline de yer verildi. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin devam etmesi ve arz kayıplarının beklenenden daha uzun süreli olması durumunda, petrol fiyatlarında yukarı yönlü sert sıçramaların yaşanabileceği belirtildi.
Analistlerin yaptığı değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı:
"Orta Doğu’daki arz kayıplarının potansiyel olarak daha uzun süreli olması nedeniyle önemli bir fiyat artış riski görüyoruz; ancak talebin zayıflaması nedeniyle de anlamlı bir fiyat düşüşü riski mevcut. Gerçek son kullanım petrol talebi, yüksek fiyatlara tepki olarak beklenenden daha fazla düşmüş olabilir."