İçeriğe atla

Fon tasfiyesinde kapsam genişliyor: TEFAS iade talepleri dahil

AK Parti’nin TBMM Genel Kurulu’nda sunduğu önergeyle, 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS’a iletilmesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen iade talimatlarının da tasfiye kapsamına alınması öngörülüyor.

Fon tasfiyesinde kapsam genişliyor: TEFAS iade talepleri dahil

AK Parti, görüşülmekte olan 294 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesine ilişkin önerge sundu. Önergeyle, 17 Eylül 2026 ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’na (TEFAS) iletilen ancak fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen iade talimatlarının da tasfiye hükümleri kapsamına alınması amaçlanıyor.

Önergeye eklenmesi istenen madde

Önergede, kanun teklifinin 3’üncü maddesinin beşinci fıkrasına şu cümlenin eklenmesi talep edildi. Önerge metnine göre, 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmasına rağmen fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar düzenleme kapsamına girecek. Böylece ilgili tarihe kadar iletilen ancak sonuçlandırılamayan iade taleplerinde, katılma payları bloke edilmiş yatırımcıların fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye hükümlerine tabi olması öngörülüyor.

Tamamlanan işlemler etkilenmeyecek

Önergenin gerekçesinde, tasfiyeden önce iletilen bazı iade talimatlarının fonların nakit yükümlülüklerini yerine getirmesi sayesinde olağan süreçte tamamlandığı ve yatırımcılara ödemelerin yapıldığı belirtildi. Düzenlemenin, yalnızca geçerliliğini koruyan ve takası tamamlanmamış emirlerle sınırlı olduğu; ödemesi tamamlanmış işlemleri etkilemediği ifade edildi.

Amaç yatırımcıların hukuki statüsünü netleştirmek

Gerekçede, temerrüt veya fiyat açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatların geçersiz hale geldiği, buna karşılık ilgili yatırımcıların fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye kapsamında değerlendirilmesinin amaçlandığı kaydedildi. Düzenlemeyle, söz konusu yatırımcıların hukuki statüsüne açıklık kazandırılması ve tasfiye kapsamındaki haklarının belirgin hale getirilmesi hedefleniyor.