İptal süreci, Antalya 12. Aile Mahkemesinin baktığı bir boşanma davasında söz konusu ifadenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle AYM’ye başvurmasıyla başladı. Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, "süresiz olarak" ibaresinin Anayasa'nın 2, 5 ve 17. maddelerinde güvence altına alınan ilkelere aykırılık teşkil ettiğine hükmetti.
"Kategorik Olarak Süresiz Olması Ağır Külfet Oluşturuyor"
Mahkemenin Resmî Gazete'de yayımlanan gerekçeli kararında, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşin korunmasının meşru bir amaç olduğu vurgulandı. Ancak mevcut yasal düzenlemenin hakime nafaka süresi konusunda hiçbir takdir yetkisi tanımadığına dikkat çekildi.
Gerekçede öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:
Mevcut kanun, somut olayın şartları veya haklı sebepler ne olursa olsun nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasına imkan vermiyor.
Yükümlülüğün net bir ölçüt konulmaksızın kategorik biçimde süresiz öngörülmesi, nafaka borçlusu üzerinde orantısız ve ağır bir külfet yaratıyor.
Kanunun; bazı durumlarda nafakanın süreli olmasına, özel şartlarda ise ömür boyu sürebilmesine imkan tanıyacak açık, adil ve öngörülebilir kıstaslar içermesi gerekiyor.
Karar 9 Ay Sonra Yürürlüğe Girecek
AYM, iptal kararının hemen yürürlüğe girmesi durumunda doğacak hukuki boşluğun kamu yararını zedeleyeceğini değerlendirdi. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yeni bir yasal düzenleme yapabilmesine imkan tanımak amacıyla iptal kararının, Resmî Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.