Görüşmelerin ardından yapılan ortak basın toplantısında, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin derinleştirilmesi mesajı öne çıktı.
"Türkiye, AB İçin Kilit Bir Bölgesel Ortak"
AB Komisyonu Üyesi Dombrovskis, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin çok geniş bir yelpazede stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, bir AB aday ülkesi, önemli bir NATO müttefiki ve güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır. Giderek daha fazla zorlukla karşılaşan ve parçalanan bir dünyada hem komşu hem de ortağız" ifadelerini kullandı.
217 Milyar Avroluk Ticaret Rekoru
Türkiye ile AB arasındaki ekonomik bağların sağlam temeller üzerinde yükseldiğini belirten Dombrovskis, paylaştığı verilerle ilişkinin boyutlarını ortaya koydu:
Türkiye-AB ticareti, 2025 yılında 217 milyar avronun üzerine çıkarak rekor kırdı. Türkiye, AB'nin dünyadaki en büyük beşinci ticaret ortağı konumunu koruyor.
Türkiye’nin SEPA Hedefine "Evet"
Toplantıda dikkat çeken başlıklardan biri, Türkiye'nin Avrupa Tek Ödeme Alanı'na (SEPA) katılma niyeti oldu. Dombrovskis, bu adımı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, her iki tarafın da rekabet gücünü artırmak için iş birliği fırsatlarını değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.
Altyapı ve Yatırımlarda Yeni Dönem
Uluslararası finans kuruluşlarının rolüne de değinen Dombrovskis, özellikle ulaştırma, enerji ve dijital altyapı alanlarında büyük potansiyel bulunduğunu belirtti:
Avrupa Yatırım Bankası, temiz enerji ve enerji verimliliği projeleriyle Türkiye'de yeniden aktif rol almaya başladı.
Türkiye, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın 2,7 milyar avroyu aşan finansmanla en aktif operasyon yürüttüğü ülkelerden biri olmaya devam ediyor.
İstanbul Kuzey Demiryolu Geçiş Projesi’nin, Karadeniz ve Güney Kafkasya hattında lojistik merkezleri güçlendirecek stratejik bir altyapı yatırımı olduğu vurgulandı.
Dombrovskis, konuşmasını "AB, ekonomik bağlarımızı ve işbirliğimizi daha da güçlendirme konusunda Türkiye ile ortak bir çıkarı paylaşmaktadır" sözleriyle noktalayarak, iki ekonomi arasındaki "değerlendirilmemiş muazzam potansiyele" dikkat çekti.