Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ardından, Türkiye'nin yeniden F-35 savaş uçağı programına dahil olabileceği yönündeki değerlendirmeler Yunanistan ve İsrail'de geniş yankı uyandırdı. Her iki ülkenin basınında yer alan haberlerde, olası bir satışın bölgesel güvenlik dengelerine etkisi tartışılırken, siyasi ve askeri yetkililerin açıklamalarına da geniş yer verildi.
Yunanistan'dan Açık Mesaj
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Atina'da düzenlenen Economist konferansında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına sahip olmasını istemediklerini açık şekilde dile getirdi. Dendias, bunun yanı sıra Türkiye'nin yeni nesil savaş uçakları için motor tedarik etmesinden de rahatsız olduklarını belirtti.
ABD'nin silah satışlarına ilişkin kararların tamamen Washington'un yetkisinde olduğunu vurgulayan Yunan bakan, Atina'nın bu konuda karar verici konumda olmadığını ifade etti. Ancak Dendias, ABD yönetiminin alacağı olası kararın Amerikan çıkarlarına hizmet edip etmediğinin sorgulanması gerektiğini savundu.
Yunan Basınında Farklı Değerlendirmeler
Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesinde yayımlanan bir değerlendirmede ise daha farklı bir yaklaşım dikkat çekti. Gazete, Yunanistan ve İsrail'in Türkiye'nin F-35 alımına yönelik itirazlarını eleştirerek, Türkiye'nin savunma ihtiyaçları doğrultusunda savaş uçağı ve hava savunma sistemi satın almasının egemenlik hakkı olduğuna vurgu yaptı. Haberde, Başbakan Kiryakos Miçotakis'in bu konuda daha temkinli bir politika izlemesi gerektiği yönünde yorumlara yer verildi.
İsrail'de Güvenlik Endişeleri
İsrail basınında yer alan haberlere göre ise konu, güvenlik kabinesinin gündemine taşındı. Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığı bilgilere göre kabine toplantısında, ABD ile Türkiye arasında yürütüldüğü öne sürülen F-35 görüşmelerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Haberde, Tel Aviv yönetiminin Türkiye'ye F-35 satışının gerçekleşmemesi için diplomatik girişimlerde bulunduğu, bunun mümkün olmaması halinde ise uçakların daha sınırlı kabiliyetlere sahip bir versiyonunun teslim edilmesini savunduğu öne sürüldü.
Washington Ne Karar Verecek?
İsrailli üst düzey bir yetkili, ABD Başkanı Donald Trump'ın olası teslimat öncesinde çeşitli koşullar ileri sürebileceğini iddia etti. Aynı yetkili, F-35'in farklı konfigürasyonlara sahip olduğunu belirterek İsrail'in süreci mümkün olduğunca etkilemeye çalıştığını ifade etti. Başka bir İsrailli yetkili ise anlaşmanın henüz kesinleşmediğini ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD ziyareti sırasında konuyu Trump ile görüşmesinin beklendiğini ileri sürdü.
Haberlere göre İsrail'in ayrıca, ABD'nin "Niteliksel Askeri Üstünlük (QME)" politikasını gerekçe göstererek Kongre nezdinde girişimlerde bulunmayı değerlendirdiği de öne sürüldü. QME, İsrail'in bölgedeki askeri üstünlüğünün korunmasını esas alan Amerikan güvenlik yaklaşımını ifade ediyor.
Sert Siyasi Açıklamalar
İsrail hükümetinden bazı isimler de Türkiye'nin olası F-35 alımına yönelik eleştirel açıklamalarda bulundu. Diaspora ve Antisemitizmle Mücadele Bakanı Amichai Chikli, Türkiye'nin İsrail'e yönelik doğrudan askeri bir tehdit oluşturabileceğini öne sürerken, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise Türkiye'ye F-35 satışının engellenmesi amacıyla hem kamuoyu önünde hem de diplomatik kanallarda çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Türkiye'nin F-35 programına ilişkin resmi bir anlaşma ise şu aşamada kamuoyuna açıklanmış değil. Sürecin nasıl şekilleneceği, Washington ile Ankara arasında yürütülecek görüşmeler ve ABD yönetiminin alacağı kararlara bağlı olarak netlik kazanacak.