Sednaya'nın eski tutuklusu CNN Türk'e konuştu: Nazi kampları gibiydi... 'Esad'ın askerleri keyfine insan öldürüyordu'
Suriye'de bir mahkeme, ülkenin eski lideri Beşar Esad'ı gıyaben idama mahkum etti. Esad rejimi döneminde Sednaya Cezaevi'nde 21 yıl tutuklu kalan Riyad Avlar o kararı Duygusal olarak sadece benim için değil tüm Suriyeliler için çok iyi bir haber ama bu stratejik bir hata olabilir diye yorumladı. CNN Türk'ten Serdar Korucu'nun sorularını yanıtlayan Avlar, Sednaya'da yaşadıklarını anlattı, Nazi kampları gibiydi. Sadece öldürmek, yok etmek üstüne kuruluydu dedi.

Suriye'de 1995'te tutuklanarak Şam'daki Sednaya Cezaevi'nde 21 yıl tutuklu kalan ve 2016'da serbest bırakılan Riyad Avlar, hapishanede yaklaşık iki sene boyunca yerin altında tek başına bir hücrede tutulduğunu söyledi, "Bir gün dışarı çıkıp tekrar hayata karışacağımı hayal edemiyordum. O zamanlar hissettiğim buydu. Sednaya, korkunç bir yerdi. Esad bu cezaeviyle halkını susturarak öldürüyordu" dedi. Avlar, cezaevinin gözaltında kayıpların merkezi olduğunu belirtti, "İçeridekilerden haber alınamıyordu. Akıbetleri belli olmuyordu. 2011 yılından 2020'nin sonuna kadar 300 binden fazla insan öldürüldü. 300 binden fazla insan. Bu çok büyük bir sayı" diye ekledi. Riyad Avlar, askerlerin "sadece öldürmek için geldiğini" söyledi, "Keyfine insan öldürüyorlardı. Sednaya, Nazi kampları gibiydi. Sadece öldürmek, yok etmek üstüne kuruluydu. Başka bir amacı yoktu" dedi. Hapishanede kaldığı dönemde zaman algısını kaybettiğini söyleyen Avlar, "O dönem hayatımın sona ermesini bekliyordum. Günleri, haftaları, ayları saymıyordum. Çünkü Sednaya'da zaman yoktu. Orada zaman bile ölüyordu. Askerlerin ne zaman gelip sizi öldüreceğini beklerdiniz" ifadelerini kullandı.
Riyad Avlar, Esad'a karşı yazı yazdığı için tutuklandığını söyledi, "Türk ajanı" olduğu iddiasıyla işkence gördüğünü anlattı: "Ben o sırada 19 yaşındaydım. İki ay boyunca gece gündüz işkence ettiler. Ve ajan olduğumu kabul etmemi istediler. Bunu kabul ederseniz bu kez yanınızda kimlerin olduğunu soracaklar. Ve ben hiçbir şey yapmamıştım. Elbette ajan değildim. Türk istihbaratı hakkında hiçbir şey bilmiyordum."
Avlar, yıllar boyunca ailesinin kendisinden haber alamadığını ifade etti, "Yalnız olduğunuzu hissetmek çok zor. Kimsenin sizi duymadığını, sizden haberdar olmadığını hissediyorsunuz" dedi. Boş, küçük odalarda, güneşi görmeden, başkalarıyla konuşmadan tutulduklarını söyleyen Riyad Avlar, 2010'da kardeşini 15 dakikalığına görebildiğini anlattı. 2016'da serbest kaldığı günüyse unutamadığını söyledi: "Annemi gördüm. Onu görmek benim için zordu. Garip olan annem beni öpmedi. Sadece geldi ve beni boynumdan koklamaya başladı. Bunun nasıl bir duygu olduğunu yıllar sonra anladım. Çünkü evladınızın kokusunu özlüyorsunuz. Kız kardeşlerimi gördüm. Onlar büyümüşlerdi. Kendi yüzümün nasıl değiştiğini bile bilmiyordum çünkü ayna yoktu. Serbest kaldıktan sonra ilk kez yüzümü gördüm. Özgür kaldığım ilk an ayakkabılarımı ayağımdan çıkardım. Toprağı çok özlediğim için çıplak ayakla yere bastım. Her şey çok farklıydı. Binalar, insanlar, her şey çok değişmişti. Cep telefonları vardı. Her şey o kadar garipti ki filmlerde zaman yolculuğu yapanlar gibiydim. Benim için içeride zaman durmuş, dünya değişmişti. Çıktığım için çok mutluydum ama aynı zamanda çok üzgündüm çünkü başkaları içerideydi. Onları geride bırakıp çıkmak çok üzücüydü. Ve asla tamamen mutlu olamıyorsunuz. "
Sednaya'da tutukluların fiziksel, psikolojik ve hatta cinsel saldırıya uğradığını belirten Avlar, "Unutabileceğiniz bir şey değil. Aklınıza geldiğinde bir süre donup kalıyorsunuz. İnsanın içindeki onuru kırmaya çalışıyorlar ve bunu yapıyorlar. Öyle kırılıyorsunuz ki başka insanlara güvenemiyorsunuz. Ben sonrasında kimseye güvenemedim. Arkadaş edinemedim. Şimdi bile korkuyorum. Bu öyle bir travma ki zarar gelmeyeceğini bilseniz bile korkuyorsunuz" ifadelerini kullandı.