Küresel siyasetin gözü kulağı, ABD ve Çin liderlerinin Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda gerçekleştirdiği tarihi buluşmaya çevrildi.
2026 yılını ikili ilişkilerde bir "dönüm noktası" olarak belirlemeyi hedefleyen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Donald Trump, dünya kamuoyuna dostluk ve iş birliği mesajları verdi.
Xi Jinping: "Dünya Yeni Bir Yol Ayrımında"
Görüşmenin basına açık kısmında konuşan Xi Jinping, uluslararası durumun çalkantılı olduğu bir dönemde bu görüşmenin kritik önemde olduğunu vurguladı. ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü vesilesiyle Trump’ı tebrik eden Xi, şu ifadeleri kullandı:
"Çin ve ABD iş birliğinden kazançlı, çatışmadan ise zararlı çıkacaktır. Farklılıklardan çok ortak çıkarlara sahibiz. Birimizin başarısı diğeri için bir fırsattır. Rakip değil, ortak olmalıyız ve birbirimizin gelişmesine yardımcı olmalıyız."
Xi, 2026 yılını ilişkilerin rotasını belirleyecek bir milat olarak gördüğünü de sözlerine ekledi.
Trump: "Gelmiş Geçmiş En Büyük Zirve"
Xi Jinping’i "harika bir lider" olarak tanımlayan ve gösterilen karşılamadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Donald Trump, iki lider arasındaki uzun süreli dostluğa dikkat çekti. Trump, Çin ile olan bağların her zamankinden daha güçlü olacağını belirterek şöyle konuştu:
"Siz ve ben, iki ülkenin herhangi iki başkanı arasındaki en uzun süreli ilişkiye sahibiz. Çin'e ve yaptığınız işlere büyük saygı duyuyorum. Birlikte harika bir geleceğimiz olacak. Bu görüşmenin gelmiş geçmiş en büyük zirve olduğunu söyleyenler var; ABD’de insanlar başka hiçbir şey konuşmuyor."
Ekonomi ve Ticaret Ön Planda
Trump’ın heyetinde ABD’li dev şirketlerin üst düzey yöneticilerinin bulunması, zirvenin ekonomik boyutunu da güçlendirdi. Trump, iş dünyasının Çin ile ticaret yapmayı sabırsızlıkla beklediğini ve bu sürecin her iki taraf için de "tamamen karşılıklı" olacağını vurguladı.
Dün gece saatlerinde Pekin’e varan Trump, sabah saatlerinde düzenlenen resmi törenle karşılanmıştı. 9 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret eden ilk ABD başkanı unvanını taşıyan Trump ve Xi’nin yapacağı ikili görüşmelerin, ticaret savaşlarından bölgesel güvenliğe kadar pek çok kritik başlığı kapsaması bekleniyor.