Kötü muamale, dayak, ölüm... İsrail’de Ben Gvir’in işkence düzeni
İsrail hapishanelerinde Filistinli mahkûmlara yönelik dayak, aşağılama, tıbbi ihmal ve ağır yaşam koşullarının münferit vakalar olmadığına ilişkin bulgular giderek çoğalıyor. Soykırım savaşının başlamasından sonra sertleşen hapishane politikasına dair Al Jazeera ve Haaretz’in son haberleri zulmün boyutlarına ilişkin kan donduran ayrıntıları ortaya çıkardı.


SEVGİLİSİNE BİLE YAZMIŞ
Ancak dosyanın en sarsıcı bölümü, gardiyanların kendi aralarındaki mesajlaşmalar. Mesajlarda mahkûmların dövülmesi, hücrelerdeki kan ve işkenceden övgüyle söz eden gardiyanlardan birinin sevgisiline Abu Asab’ın ölümünü “Aşkım az önce öldü” mesajıyla haber verdiği görüldü. Bir gardiyan, dövmekten yorulmaları üzerine komutanın kemerini çıkarıp mahkûmları dövdüğünü yazdı. Aynı gardiyanın gelen her yeni mahkûm grubundan birinin böbreği patlamadan koğuşa sokmadığını yazıyor. Başka mesajlarda yeni getirilen Filistinlilere yönelik dayaklar bir tür “hoş geldin” uygulaması gibi anlatılıyor. Soruşturma sırasında başka hücrelerde mahkûmların dövüldüğüne ilişkin ifadeler de ortaya çıktı. Yüksek sesle dua eden mahkûmların bulunduğu hücrelere girilerek dayak atıldığı da gardiyanların mesajlarında yer aldı. Soruşturmaya göre bir gardiyan, bunun rutin olduğunu ve üst düzey komutanlar açısından sorun teşkil etmediğini söyledi.
TOPLAMA KAMPI GİBİ
Filistinli foto muhabiri Muath Amarneh’in anlattıkları da vahşetin boyutunu ortaya koyuyor. İki defa gerekçesiz tutuklanan Amarneh ilk dokuz aylık tutukluluğunda 35, ikinci tutukluluğunda 30 kilo kaybetti. 90 gün boyunca aynı pantolonu giydi, reçeteli gözlükleri altı ay boyunca elinden alındı. Gardiyanların mahkûmlara “hayvan” dediğini ve öldürmekle tehdit ettiğini anlattı. Amarneh kendisine diyabet ilacının yanlış dozda verildiğini, bacağındaki enfeksiyon nedeniyle kısmen felç olduğunu ve ancak avukatının müdahalesinden sonra tedavi gördüğünü söyledi. Göz implantı yerinden çıktığında hastaneye sevk edilmedi. Ağrıları dayanılmaz hale geldiğinde ise tek bir ağrı kesicinin 11 mahkûm arasında paylaştırıldığını anlattı. Kış aylarında battaniyelerin sabah 05.00 ile 16.00 arasında yasaklandığını da söyledi.

MÜNFERİT DEĞİL SİSTEMİK
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in hapishanelerdeki uygulamaları açıkça sahiplenmesi yaşananların münferit olaylar değil, bilinçli bir politika olduğuna işaret ediyor. Hapishanelerde Filistinli mahkûmlara karşı “iyi koşullar” sağlanmayacağını birçok defa dile getiren Ben Gvir, “Her şeyden doğrudan ben sorumluyum” demişti. Bakan geçen ay, Filistinlilerin cezaevine sağlıklı girip zayıflamış halde çıktığı bir yapay zekâ videosunu, “Söz verdik, yaptık” notuyla paylaşmış, video Nazi toplama kamplarıyla karşılaştırılınca silinmişti.
TEL AVİV’DEN ANKARA’YA HAHAM MASLAHATGÜZAR
İSRAİL, ilişkilerin maslahatgüzar seviyesinde yürüdüğü Türkiye ile bu göreve Joel Lion’u atadı. İsrail medyasından İ24News’e göre 62 yaşındaki Lion, görevine resmiyet kazandıracak belgelerini teslim almak üzere önceki gün Ankara’da Dışişleri Bakanlığı’na geldi. Öte yandan İsrail’in Ankara Büyükelçiliği binası, güvenlik gerekçesiyle kapalı tutuluyor. Türkiye-İsrail ilişkilerinde tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde ataması gerçekleşen Lion’un dikkat çekici bir hayat hikâyesi var. Fransa’da dünyaya gelen Lion, 18 yaşında Siyonist Gençlik Hareketi’nden arkadaşlarıyla İsrail’e göç etti. İlk başta Kibbutz’larda tarım yapan Lion, daha sonra siyaset bilimi ve tarih dallarında lisans ve yüksek lisans dereceleri aldı. Yahudi mirası alanında doktorası da bulunan Lion, eğitiminin yanı sıra haham olmasıyla da dikkati çekiyor. Lion, evli ve sekiz çocuk babası.