Orta Doğu'da devam eden ABD/İsrail-İran savaşını durdurmaya yönelik diplomatik çabalar, tarafların birbirini "uzlaşmazlıkla" suçlamasıyla yeni bir tıkanma noktasına girdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında ABD’nin sunduğu taslağı bir barış teklifi değil, bir "teslimiyet dayatması" olarak nitelendirdi.
"Hürmüz Boğazı Müdahale ile Daha Karmaşık Hale Gelir"
Sözcü Bekayi, diplomasinin kendine has kuralları olduğunu hatırlatarak, İran’ın kararlarını ulusal çıkarları doğrultusunda aldığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerginliğe dikkat çeken Bekayi, şu ifadeleri kullandı:
"Hürmüz Boğazı 28 Şubat’tan önce trafiğe açıktı. Sorunun temel kaynağı ABD ve Siyonist rejimin saldırgan tutumudur. Bölgenin güvenliği yabancı güçlerle değil, bölge ülkeleriyle sağlanmalıdır. Boğaza yönelik her türlü dış müdahale süreci yalnızca daha karmaşık hale getirir."
İran'ın Masadaki 5 Kritik Talebi
İran medyasında yer alan detaylara göre Tahran yönetimi, savaşı sonlandırmak için Pakistan üzerinden ilettiği karşı teklifte şu somut adımların atılmasını şart koştu:
Tüm cephelerde askeri operasyonların derhal sonlandırılması.
Gelecekte İran topraklarına saldırı yapılmayacağına dair uluslararası güvence.
Petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların 30 gün içinde tamamen iptal edilmesi.
Deniz yollarındaki askeri ablukaların kaldırılması.
ABD ve müttefikleri tarafından dondurulan İran fonlarının serbest bırakılması.
Washington’un İki Tehlikeli Senaryosu
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın bu taleplerini "şantaj" ve "kabul edilemez" olarak nitelerken, Washington kulislerinde askeri seçenekler yeniden ağırlık kazanmaya başladı. Eski ABD Savunma Bakan Yardımcısı Michael Mulroy, masada iki temel strateji olduğunu belirtti:
"Özgürlük Projesi": Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulması ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasının uzun süre sürdürülmesini öngören geniş kapsamlı bir deniz operasyonu.
Altyapı Saldırıları: İran’ın stratejik enerji ve askeri altyapısının hedef alınması. Mulroy, bu senaryonun küresel enerji fiyatlarını kaosa sürükleyebileceği konusunda uyardı.
Bölgede Askeri Yığınak Artıyor
Diplomatik kriz sürerken, ABD’nin bölgedeki mühimmat sevkiyatını artırdığı bildirildi. Ayrıca, 40’tan fazla ülkenin, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere refakat edecek Avrupa öncülüğünde bir görev gücü oluşturulmasını görüşmek üzere toplandığı aktarıldı.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise Tahran’a karşı daha sert bir yaklaşım sergilenmesi çağrısında bulunarak, müzakere kapılarının giderek daraldığı sinyalini verdi.