ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde 11 Haziran’da başlayacak olan 2026 FIFA Dünya Kupası, spor dışı bir krizin odağına yerleşti.
Trump yönetiminin Grönland üzerindeki iddiaları ve AB ülkelerine karşı başlattığı ticaret savaşı hamleleri, Almanya'da turnuvaya katılımın sorgulanmasına neden oluyor.
"Transatlantik Ortaklığın Sonu Olur"
Hristiyan Birlik Partisi (CDU) Güvenlik Politikaları Sözcüsü Roderich Kiesewetter, Trump’ın tehditlerini hayata geçirmesi durumunda Avrupa’nın turnuvadan çekilmesinin bir "zorunluluk" haline gelebileceğini savundu.
Augsburger Allgemeine gazetesine konuşan Kiesewetter, "Trump gümrük savaşını başlatırsa, Avrupa ülkelerinin Dünya Kupası’na katılmasını hayal etmek çok zor. Bu durum, ABD ile transatlantik ortaklığın sonu anlamına gelir" dedi.
Hükümetten "Sporun Özerkliği" Vurgusu
Alman Federal Hükümeti ise şimdilik tartışmalara mesafeli yaklaşıyor. Devlet Bakanı Christiane Schenderlein, boykot kararının siyasi bir hamle olmaması gerektiğini belirterek topu spor federasyonlarına attı:
"Dünya Kupası’na katılım veya boykot kararları, siyasetçilere değil, yalnızca ilgili spor federasyonlarına aittir. Bu değerlendirmeyi Alman Futbol Federasyonu (DFB) ve FIFA yapmalıdır."
Taraftar Güvenliği ve "Polis Devleti" Eleştirisi
Boykot tartışmaları sadece diplomatik gerginlikle sınırlı değil. Sosyal Demokrat Parti (SPD) milletvekili Aydan Özoğuz, ABD’deki mevcut siyasi atmosferin taraftarlar için riskli olabileceğini belirtti. Özoğuz, "Taraftarların ABD’ye girişte neler yaşayabileceği tamamen belirsiz. Baskı ve tehditlerin havada uçuştuğu bir ortamda huzur içinde futbol maçı izlemek imkansız" değerlendirmesinde bulundu.
Yeşiller Partisi’nden Boris Mijatovic ise daha sert bir uyarıda bulunarak, taraftarlara ABD’ye gitmeme tavsiyesinde bulundu. Trump yönetiminin ABD’yi "sistematik olarak bir polis devletine dönüştürdüğünü" iddia eden Mijatovic, seyahat güvenliğinin kalmadığını savundu.
Halk Ne Diyor?
Almanya’da yapılan güncel kamuoyu araştırmaları (INSA), halkın da bu konuda ikiye bölündüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 47’si ABD'nin Grönland'ı ilhak etmesi durumunda boykotu desteklerken, yüzde 35’i sporun siyasetten ayrı tutulması gerektiğini düşünüyor.
Dünya Kupası’nın başlamasına aylar kala Berlin-Washington hattındaki bu gerilimin, FIFA ve DFB üzerinde nasıl bir baskı oluşturacağı merak konusu.