Küresel tedarik zincirinin en kritik noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki askeri ve siyasi kriz, dünyanın mutfağını vurmaya başladı.
BM Dünya Gıda Programı (WFP), yayımladığı son raporda enerji, yakıt ve gübre maliyetlerindeki artışın, küresel açlığı "eşi benzeri görülmemiş" bir noktaya taşıyabileceği uyarısında bulundu.
Ukrayna Savaşı’ndan Daha Ağır Bir Tablo Kapıda
WFP verilerine göre, deniz trafiğindeki aksamalar nedeniyle dünyada akut gıda güvensizliği yaşayan insan sayısının 363 milyona ulaşması bekleniyor. Bu rakam, 2022 yılında Rusya-Ukrayna Savaşı'nın patlak vermesinin ardından görülen zirve noktayı dahi geride bırakıyor.
WFP CEO Yardımcısı ve COO'su Carl Skau, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
“Bu çatışma devam ederse küresel çapta devasa şok dalgaları yaratacak. Zaten bir sonraki öğününü karşılayamayan aileler, bu maliyet artışlarından en ağır şekilde etkilenecektir.”
En Büyük Risk Sahra Altı Afrika ve Asya'da
Enerji piyasaları ile gıda fiyatlarının ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan WFP, özellikle Körfez’deki aksamaların temel ihtiyaç maddelerini erişilemez hale getireceğini belirtti. Krizden en sert etkilenmesi beklenen bölgeler şunlar:
Sudan ve Somali: Temel gıda fiyatlarının halihazırda fırladığı bu ülkelerde en savunmasız kesimler açlık sınırı altına itiliyor.
Sahra Altı Afrika: Gıda ve yakıt ithalatına bağımlı olan bu bölgede gıda güvensizliğinin %20 oranında artması öngörülüyor.
Asya Ülkeleri: Tedarik zincirindeki kırılma nedeniyle ithalat maliyetlerinin karşılanamaz boyuta ulaşacağı tahmin ediliyor.
Gübre ve Yakıt Krizi Tarımı Felç Ediyor
Haberde, sadece gıda sevkiyatının değil, tarımsal üretim için hayati önem taşıyan gübre ve yakıt sevkiyatının da durma noktasına gelmesinin altı çizildi. Bu durumun, gelecek hasat dönemlerinde verimliliği düşürerek açlık krizini kalıcı hale getirmesinden endişe ediliyor.