Orta Doğu'daki askeri operasyonlar Washington'da artık sadece askeri değil, büyük bir siyasi yük haline gelmiş durumda. Trump yönetiminin, yaklaşan ara seçimler öncesi seçmen desteğinin erimesinden endişe duyduğu belirtiliyor.
Kamuoyu Desteği Dibe Vurdu
Reuters/Ipsos tarafından yapılan son anket, ABD kamuoyunun savaşa bakışındaki sertleşmeyi gözler önüne seriyor:
Katılımcıların yalnızca %26’sı operasyonun bedeline değdiğini savunuyor.
Savaşın ABD’yi daha güvenli hale getirdiğine inananların oranı ise sadece %25 seviyesinde.
İstihbaratın "Zafer" Analizi
Beyaz Saray'ın talebi üzerine hazırlanan istihbarat raporlarında, tek taraflı bir "zafer ilanı"nın risklerine dikkat çekiliyor. Washington'un bölgedeki askeri varlığını azaltarak geri çekilmesi durumunda, Tahran'ın bunu bir zafer olarak yorumlayacağı öngörülüyor.
Güçlü varlığın korunduğu bir "zafer" ilanı ise İran için müzakere baskısı olarak görülebilecek olsa da, bu durumun çatışmaları otomatik olarak bitirmeyeceği değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Krizi
Diplomatik girişimlerin tıkandığı bir süreçte, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim dünya ekonomisini vurmaya devam ediyor. Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık %20'sinin geçtiği bu stratejik noktadaki saldırılar ve mayınlama faaliyetleri, ABD içinde benzin fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu.
Diplomatik çözüm arayışları kapsamında Pakistan'da yapılması planlanan üst düzey İran-ABD görüşmesi, Trump'ın "İran konuşmak istiyorsa bizi arar" restiyle iptal edildi.
"Savaşın Maliyeti Artıyor"
ABD yönetimi içinde yeni hava saldırıları dahil çeşitli askeri senaryolar hala masada kalsa da, geniş çaplı bir kara harekatı seçeneğinin masadan kalktığı belirtiliyor. Ancak sahadan gelen istihbarat raporları durumu daha karmaşık hale getiriyor.
Tahran'ın, mevcut ateşkesten faydalanarak ilk bombardıman dalgasında gizlediği füze rampalarını, İHA'larını ve mühimmatını yeniden sahaya sürdüğü kaydediliyor.
Bu durum, ABD'li güvenlik yetkililerini endişelendiriyor; zira savaşın yeniden tam kapasiteyle başlaması durumunda, ilk günlere kıyasla ABD için çok daha maliyetli ve yıkıcı bir tablo ile karşılaşılması muhtemel görünüyor.
Trump yönetiminin, iç siyasetteki kayıplar ile Orta Doğu'daki askeri denge arasında nasıl bir manevra yapacağı ise dünya gündeminin en önemli başlığı olmayı sürdürüyor.