ABD ve İran Temsilcileri Masada

ABD ve İran Nükleer Dosya İçin Masada

Orta Doğu'da tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde, dünya kamuoyunun gözü kulağı Umman'ın başkenti Maskat'a çevrildi. ve arasındaki bir aylık gerilimin ardından, nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması amacıyla taraflar bugün (6 Şubat 2026) Masat'ta bir araya geldi.

06.02.2026 11:32 | Son Güncelleme : 06.02.2026 11:33

2025 yılında yaşanan askeri gerilimlerin ardından bu buluşma, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların yeniden açılması adına "son şans" olarak nitelendiriliyor.

Arakçi ve Witkoff Karşı Karşıya

Müzakerelerin ciddiyeti, heyetlerdeki isimlerle kendini gösteriyor. İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderlik ederken, ABD tarafını Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil ediyor.

Görüşmenin en dikkat çeken katılımcılarından biri de Donald Trump’ın damadı ve kıdemli danışmanı Jared Kushner oldu. İran heyetinde ise Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi ve Ekonomik İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamid Kanberi gibi tecrübeli diplomatlar yer alıyor.

Nükleer Dosya: Uzlaşma mı, Çatışma mı?

Maskat’taki görüşmelerin ana gündem maddesi, çözüm bekleyen nükleer dosya. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık noktaları ise şunlar:

Tahran yönetimi, nükleer programını "atom bombası üretimine izin vermeyecek" sınırlar içinde tutmayı taahhüt ediyor. Buna karşılık, İran ekonomisini felç eden yaptırımların derhal kaldırılmasını istiyor.

Washington, sadece sınırlandırma değil; uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını ve mevcut yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ülke dışına (muhtemelen Rusya’ya) çıkarılmasını şart koşuyor.

Gündem Çatışması: Füzeler ve Vekil Güçler

Müzakerelerin en zorlu virajı ise gündem başlıklarında yaşanıyor. ABD yönetimi, nükleer programın ötesine geçerek İran’ın füze kapasitesini ve bölgedeki silahlı gruplarla (vekil güçler) olan ilişkilerini de masaya getirmek istiyor.

Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerin nükleer dosya ile sınırlı kalacağı konusundaki kırmızı çizgilerini net bir şekilde koruyor. Tahran, savunma sanayii ve bölgesel nüfuzunun müzakere konusu edilemeyeceğini her fırsatta vurguluyor.

Görüşmeler, bölgedeki devasa bir ABD askeri yığınağı altında gerçekleştiriliyor. Uzmanlar, bu turun başarısız olması durumunda diplomasi kapılarının uzun süre kapanabileceği ve askeri seçeneklerin daha yüksek sesle konuşulabileceği uyarısında bulunuyor.

Umman'ın arabuluculuğunda dolaylı olarak başlayan görüşmelerin, ilerleyen saatlerde doğrudan bir diyaloğa dönüşüp dönüşmeyeceği ise merak konusu.

Sıradaki Haber Yükleniyor