İran devlet televizyonu, bugün öğleden sonra geçtiği haberlerde, ABD ile müzakere edilen mutabakatın ilk gayriresmi taslağına ulaşıldığını duyurdu.
Haberde yer alan detaylara göre, taslak metin şu maddeleri içeriyordu:
ABD, İran çevresindeki askeri varlığını geri çekecek ve uygulanan deniz ablukasını kaldıracak.
İran, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi geçişlerini 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere döndürmeyi taahhüt edecek. Askeri gemilerin ise anlaşma kapsamı dışında tutulması öngörülüyor.
60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılması durumunda, mutabakatın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından bağlayıcı bir kararla resmileştirilmesi planlanıyor.
Gemi trafiğinin yönetimi ve rotasının belirlenmesi sürecinin İran ile Umman arasında koordine edileceği belirtiliyor.
Tahran yönetimi, bu aşamada "somut bir doğrulama" görmeden herhangi bir adım atmayacaklarının altını çizerek, metnin henüz kesinleşmemiş bir çerçeve olduğunu vurguladı.
Beyaz Saray’dan “Uydurma” Çıkışı
İran medyasında yer alan bu haberin hemen ardından Beyaz Saray’dan jet hızıyla bir açıklama geldi. Beyaz Saray kaynakları, söz konusu taslak metnin gerçeği yansıtmadığını belirterek, yayınlanan mutabakatın "tamamen uydurma" olduğunu açıkladı.
Bu yalanlama, ABD Başkanı Donald Trump’ın kabinesiyle yapacağı kritik görüşme öncesine denk gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Trump, daha önceki açıklamalarında İran ile görüşmelerin "iyi gittiğini" belirtmiş ancak "Ya herkes için harika bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak" diyerek müzakerelerin kırılgan yapısına işaret etmişti.
Uzmanlar, iki taraftan gelen bu çelişkili açıklamaların, arka kapı diplomasisinin oldukça hassas bir evrede olduğunu gösterdiğini değerlendiriyor.
Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen süreçte, İran'ın askeri bir teslimiyet yerine egemenlik ve ekonomik rahatlama odaklı bir metni kamuoyuna yansıtarak elini güçlendirmeye çalıştığı, Washington’un ise kendi şartları dışında bir metni "yok sayarak" diplomatik üstünlüğünü korumaya çalıştığı yorumları yapılıyor.
Savaşın gölgesinde ilerleyen bu müzakere sürecinde, taraflar arasındaki güven krizinin devam etmesi, barış beklentilerini her geçen gün daha da zorlu bir sürece sokuyor.