ABD Başkanı Donald Trump’ın 10 Temmuz’da Kongre’ye sunduğu resmi bildirimle, İran’a yönelik askeri harekâtın 7 Temmuz itibarıyla yeniden başladığı resmen tescillendi. Beyaz Saray tarafından da doğrulanan mektup, iki ülke arasındaki kısa süreli mutabakatın tamamen çöktüğünü gözler önüne serdi.
Sınırlı ve Ölçülü Operasyonlar
Trump, Kongre’ye ilettiği mesajda yürütülen saldırıların "sınırlı, ölçülü ve sivil kayıpları en aza indirecek şekilde" planlandığını savundu. Savaş Yetkileri Yasası kapsamında yönetimin yeni bir onay almadan 60 gün boyunca askeri faaliyetlerini sürdürebileceği bir süreç resmen başlatılmış oldu. Trump, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada İran’ın askeri kapasitesine ağır darbe indirdiklerini iddia ederek, "Onlara bir anlaşma fırsatı verdim ancak saldırılara devam ettiler" ifadelerini kullandı.
Stratejik Odak: Hürmüz Boğazı
Washington’un bu süreçteki öncelik sıralaması dikkat çekici bir değişim gösterdi. Nükleer program ve balistik füze tartışmalarını ikinci plana atan ABD yönetimi, stratejik odağını Hürmüz Boğazı’na çevirdi.
ABD’nin deniz ablukasını yeniden başlatması üzerine bölge liderleriyle yoğun diplomasi trafiği yürüten Trump, başlangıçta dile getirdiği "ticari yüklerden tazminat alma" fikrinden geri adım atarak, bölge ülkeleriyle ticaret anlaşmaları modeline yöneldi. İsrail basını ise Tel Aviv'in, ABD'nin dikkatini Hürmüz'e kaydırmasından, İran'ın nükleer tesislerini onarması için zaman kazanacağı gerekçesiyle rahatsız olduğunu bildirdi.
Saha da Karşılıklı Saldırılar
Çatışmalar sahadaki şiddetini artırıyor. ABD güçleri; Çabahar, Cask, Konarak, Ahvaz, Bender Abbas, Buşehr, Keşm Adası ve Sirik’teki askeri hedefleri hedef alırken, Bender Abbas’taki saldırılarda üç sivilin yaşamını yitirdiği bildirildi.
İran cephesi ise karşılığı denizlerde ve üslerde veriyor. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı iki tankeri hedef alırken, Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD üslerine de saldırılar düzenledi.
Babülmendep Boğazı'nda Yeni Risk
Gerilimin bir diğer adresi ise Babülmendep Boğazı oldu. Suudi Arabistan’ın Sana Uluslararası Havalimanı’na düzenlediği ve ABD’nin destek verdiği iddia edilen saldırı, bölgedeki fiili ateşkesi bitirdi. Husilerin misilleme olarak Suudi Arabistan'daki Abha Havalimanı'nı balistik füzeyle vurması, küresel enerji ticareti için ikinci bir "darboğaz" korkusunu tetikledi.
Husi yetkililerden yapılan, "Durumun kötüleşmesi halinde Hürmüz ve Babülmendep boğazları operasyonel bir ittifakla kapatılacaktır" açıklaması, dünya enerji piyasalarında alarm zillerinin çalmasına neden oldu.