Hürmüz Boğazı'nda bir yük gemisine düzenlenen saldırı ve ardından ABD'nin bölgedeki misilleme hava saldırıları, 17 Haziran’da imzalanan 14 maddelik mutabakatın geleceğini tehlikeye atmıştı.
İran’ın bu saldırılara Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD üslerini hedef alarak karşılık vermesi, bölgede geniş çaplı bir çatışma endişesini zirveye taşıdı.
ABD’li yetkililer, su yolundaki ticari gemilerin yeniden serbestçe hareket edebileceğini doğrulayarak savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelerin devam edeceğini belirtti. Ancak İran kanadından saldırıların kalıcı olarak durdurulmasına dair henüz resmi bir açıklama gelmiş değil.
Bölgesel gerilimin bir diğer ayağında ise ABD arabuluculuğunda İsrail ve Lübnan arasında imzalanan çerçeve anlaşması bulunuyor. Anlaşmanın hemen ardından İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait bir tüneli vurması, tansiyonu yeniden yükseltti.
Hizbullah liderliği, anlaşmayı "Lübnan'ın egemenliğine bir saldırı" olarak nitelendirerek sert bir dille reddetti. Tahran yönetimi ise daha geniş kapsamlı bir ateşkesin kalıcı olabilmesi için Lübnan’daki çatışmaların tamamen sonlandırılması gerektiğini savunuyor.